YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13587
KARAR NO : 2023/3615
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 Tarihli ve 2015/346 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 Tarihli ve 2015/346 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 22.09.2020 Tarihli ve 2020/8700 Esas, 2020/11463 Karar sayılı kararı ile mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (¼) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, hesap hatası nedeniyle eksik ceza tayin edilmesi, 14.10.2015 tarihli celsede 18 yaşından küçük olan mağdurun uzman kişi bulundurulmadan beyanının alınması ve yaşı küçük mağdur için baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekil ücretinin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağının gözetilmeksizin, zorunlu vekil ücretinin yargılama giderinden sayılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 Tarihli ve 2020/495 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 7 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşıldığına, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın kazanılmış hakkının ihlal edildiğine, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun, sanığın kız arkadaşı olan tanık B.K.’nin arkadaşı olduğu, tanığın, sanık ile birlikte yaşadığı evden ayrılması nedeniyle sanığın mağdura husumet beslediği, olay günü bu meseleden aralarında çıkan tartışmada sanığın beden yoluyla darp ederek mağduru yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanığın ve mağdurun beyanları tespit edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen adlî muayene raporu dosyada mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşıldığına, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın kazanılmış hakkının ihlal edildiğine, vesaireye ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas
alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın aşamalardaki ikrara yönelik savunmaları ve adlî muayene raporu içeriğinden saptandığı, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasının koşullarının oluşmadığı, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, Mahkemece lehe hükümlerin değerlendirildiği ve kanuna uygun, yerinde ve yeterli gerekçe ile bir kısmının (haksız tahrik ve takdiri indirim sebebi) uygulandığı, bir kısmının ise (seçenek yaptırımlara çevrilme, cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın kazanılmış hakkının korunduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 Tarihli ve 2020/495 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.