Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/552 E. 2023/5391 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/552
KARAR NO : 2023/5391
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/138 E., 2022/267 K.
SUÇLAR : Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Başsavcılığının 09.01.2004 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksum kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.
3. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2014 tarihli kararının sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli kararıyla hükümlerin” sanık …’ın savunma hakkının kısıtlanması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafinin temyiz istemi; üzerine atılı suçu işlemediğine, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, mahkumiyete yeterli delil olmadığına yöneliktir.
2.Sanık … müdafinin temyiz istemi, üzerine atılı suçu işlemediğine,mahkumiyete yeterli delil olmadığına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanıkların birlikte hareket etmek suretiyle müştekiyi zorla araca bindirerek bir eve götürdükleri ve burada bir gün süreyle alıkoydukları iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanıkların üzerine atılı suçun, 765 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin bir ve ikinci fıkrasında, zamanaşımı hükümlerinin ise aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Sanıkların üzerine atılı suçun, 5237 sayılı Kanun da ise 109 uncu maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (b) bendinde, zamanaşımı hükümlerinin ise aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlendiği tespit edilmiştir.
3. Sanıkların işledikleri suç açısından lehe Kanun uygulaması yapılırken, dava dosyasının kanunlarda yer alan ilgili maddelere tatbik edildikten sonra zamanaşımı hükümleri açısından da hangi Kanun’un lehe olduğuna bakılarak, diğer bir anlayışla dava konusuna uygun Kanun maddeleri ile zamanaşımına ilişkin maddelerin bir bütün olarak uygulandıktan sonra lehe kanun uygulaması yapılması gerekmektedir.
4. Dava konusu dosyada, sanıkların üzerine atılı suçun tatbik maddeleri ile zamanaşımına ilişkin maddelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar lehine olduğu belirlenmiştir.
5. Yukarıda yer alan husular birlikte değerlendiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yedinci, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un dokuzuncu maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanun’un 102 ni maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli kararına yönelik sanık … müdafii ile sanık … müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gözetilerek Tebliğnameye uygun olarak, oy oybirliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.