Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13483 E. 2023/277 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13483
KARAR NO : 2023/277
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 2. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince … Yol İnşaatı, Petrol Ürünleri, Tarım Ürünleri ve İlaçları İnşaat Nakliye Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, hizmet tespit talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı ve … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile ilk derece mahkemesi ortadan kaldırılarak … Yol İnşaatı, Petrol Ürünleri, Tarım Ürünleri ve İlaçları İnşaat Nakliye Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, 01.05.1997 – 01.01.1998 tarihleri arasındaki 241 günlük hizmetin davacı …’a ait olduğunun ve davacının hizmet döküm cetveline aktarılması gerektiğinin tespitine dair verilen kararın Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2019 tarih ve E.2018/2473, K.2019/2878 sayılı kararıyla bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma ilamına uymayarak direnme kararı vermesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.04.2022 tarih ve E. 2019/(21)10-767, K.2022/631 sayılı kararıyla direnme kararının bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, … Yol İnşaatı, Petrol Ürünleri, Tarım Ürünleri ve İlaçları İnşaat Nakliye Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, hizmet tespit talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı … ve SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle ve … vekilinin duruşma talep ettiği ancak kararın nitelik bakımından duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma talebinin reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.05.1994 tarihinden 1998 yılının 11 inci ayına kadar hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … Yol İnş. Pet. Ür. Ltd. Şti. şirketin tespiti istenilen yıllarda kurulmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddi gereğini savunmuştur.
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı şirketin … işyeri sicil no ile 24.02.2005 tarihinde tescil edildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delillere göre kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı … vekili, davacının, 01.05.1997 – 02.01.1998 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmalarının kuruma bildirildiğini, başkaca çalışması bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça 15.05.1994 – 1998 11 inci ay arasında kesintisiz olarak şirket nezdinde çalıştığı iddiası ile dava açmışsa da uyuşmazlık döneminde davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı olmadığı, vergi kaydının bulunmadığı anlaşılmakla davacının şirket nezdinde çalışması mümkün olmayacağından taraf sıfat yokluğundan reddine karar verildiği, dahili davalı …’un kurum tescil kaydı (…) 01.09.1996 tarihli ise de bu davalının vergi mükellefiyet kaydının 07.03.1995 tarihinde başladığı anlaşılmakla davacının esat ersoyun vergi mükellefi kaydının bulunmadığı ve kuruma da tescilli olmadığı dönem olan 15.05.1994 – 06.03.1995 dönemi itibari ile bu davalı nezdindeki çalışmasını ispatlayamadığından bu süre yönünden reddine karar vermek gerektiği, dahili davalı …’un 07.03.1995 tarihinde vergi mükellefiyeti başlamakla ayrıca bu işyerinden her ne kadar 1997/2 inci dönemden itibaren bir bildirim yapılmışsa da davacı adına verilen işe giriş bildirgesine rastlanmaması sebebiyle ve dahili davalının işyeri mahiyetinin tankerli taşıma nakliye işi olduğu davacının da şoför olarak çalıştığı yönündeki iddiası dikkate alındığında davacının bir kısım tanık ifadelerinden de hareketle davacının …’a ait işyerinde 07.03.1995 tarihinde çalışmaya başladığı çalışmasının 1997/2 inci döneme kadar sigortasız olduğu 1997/2 dönemden itibaren bu işyerinden sigorta bildirimlerinin yapıldığı tespit edildiği, davacının … nezdinde 07.03.1995 tarihinden itibaren 02.01.1998 tarihine kadar çalışmasının bulunduğunun ve sigortasız çalıştığı sürenin 774 gün olduğunu, 03.01.1998 – 1998 11 inci dönem itibari ise de davacının çalışma iddiası ispatlanamadığından bu süre yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davanın şirket yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum ve … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili, çalışmanın Yargıtay içtihatlarında belirtilen şekilde kanıtlanamadığını, Kurumun yasal taraf olması nedeniyle yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla, yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı … vekili, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, çalışma olgusunun kanıtlanamadığını, eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, Hukuk Genel Kurulu’nun bozma ilamı neticesinde yaptığı yargılamada yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamları kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönler dikkate alınarak yapılan incelemede, çözümü gereken sorunun, davacının 07.03.1995 – 30.04.1997 tarihleri arası dönem çalışma iddiasının kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, ilk derece mahkemesi yargılaması sürecinde, yapılan zabıta araştırmasından sonuç elde edilemediği; işyeri dönem bordroları ile taraflarca gösterilen tanıkların dinlendiği, … adına … sicil numarasıyla tescilli işyeri 01.09.1996 tarihinde yasa kapsamına alındığı için bu tarih öncesine ilişkin bordro tanığı mevcut değil ise de …’un vergi kaydının 07.03.1995 – 31.12.2008 tarihleri arası dönemi kapsadığı, çalışmanın ilişkin olduğu dönem, uzun süren yargılama ve taraf vekillerinin açık beyanları karşısında elde edilmesi mümkün başkaca kanıt bulunmadığından, toplanan kanıtlar ışığında bir sonuca varılması gerektiği dikkate alınarak dava konusu dönemde işçi çalıştırmayı gerektirir nitelikte işyeri bulunmasına ve sonradan bildirimleri yapılan tanıkların, çalışma başlangıçlarının işyeri kapsam tarihi öncesinde başladığına ilişkin beyanları ve davalı …’un vergi kaydı başlangıcı esas alınarak sonuca varılması gereği gözetilerek sıralanan maddi ve hukuki olgular, bozma gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı … ve davalı kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin sigorta bildirimlerinin yapılıp yapılmadığını bilemeyeceğini, çalışmalarının farklı bir kişi üzerinde gösterilmesinin kurumun hatası olduğunu belirterek; davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde, hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerektiğini, Yargıtay’ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre davanın ispatı için mutlaka yazılı delillerin varlığı aranması gerektiğini, mahkeme kararı yeterli delillere dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, davacının 07.03.1995-30.04.1997 tarihleri arasında müvekkil nezdinde sigortalılığa esas olabilecek fiili bir çalışması olmadığını, davacı her ne kadar müvekkil … yanında şoför olarak çalıştığını iddia etse de davacı yanın … nezdinde çalıştığı yıllarda … adına kayıtlı herhangi bir araç bulunmadığını, var olmayan bir araca şoförlük yapılması mümkün olmadığını, hastanelere müzekkere yazılarak davacının vizite ve sevk kayıtları sorulduğunu, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 02.09.1997 tarihli hasta kaydında sigortalı …’ın iş yeri unvanının … sicil numarasının … olduğu, … tarafından sigortalının eş ve çocukları için düzenlenen sağlık belgelerinden iş yeri numarasının … prim ödeme gün sayısının 1997/5-6-7-8 dönemlerinde 120 gün olduğunun belirtildiğini, davacının müvekkil … yanında 01.05.1997-02.01.1998 yılları arasında çalıştığı yönündeki beyanlarının hastane kayıtlarıyla da doğrulandığını, tüm resmi kurum kayıtları davacının iddialarının aksini gösterdiğini, hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde 15.05.1994 tarihinden 1998 yılının 11 inci ayına kadar hizmet akdine dayalı olarak çalışıp çalışmadığının tespiti noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86 ıncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu’ nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece kabul edilen 07.03.1995- 30.07.1997 dönemlerine ilişkin yapılan araştırma eksiktir. Davacının tır şoförü olarak çalıştığını iddia etmesi karşısında davalının adına kayıtlı tanker, tır, kamyon vs. bulunup bulunmadığının araştırılmaması hatalıdır. Davacının davasını somutlaştırması kapsamında beyanı alınmak suretiyle dava konusu dönemlerde hangi plakalı tanker ve araçlarda çalıştığı sorulmalı, bu araçların trafik kayıtları çıkartılarak malikleri araştırılmalı, davalıdan başka biri adına kayıtlı olması halinde bu kişilerin beyanlarına başvurularak kamyon/tır/araçların ne şekilde davacının elinde olduğu ve davalı …’la aralarındaki ilişki araştırılarak hizmet akdinin unsurları ortaya konulmalı, davacının 04.05.2015 tarihli beyan dilekçesi içeriğinde hizmet götürdüğü yerler olarak belirttiği … Petrol adına … Köy Hizmetleri ve Karabulutlar Petrol adına … Köy Hizmetleri ile Beğen İnş. Tur. San. Tic. A.Ş. isimli firmadan ürün alışverişi için nakliye işini yaptığını belirtmesi karşısında plakaları yazılarak, ilgili yerlerden sorularak ve hangi işleri yaptığı araştırılarak dinlenen tanık beyanları denetlenmeli, davacının şoför olması karşısında dava konusu dönemde hem şahıs hem plakalar üzerinden trafik cezaları sorulmalı ve tüm deliller kapsamında yapılacak değerlendirme ile sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.