Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11375 E. 2023/3185 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11375
KARAR NO : 2023/3185
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince sanıkların beraatine, bölge adliye mahkemesi tarafından ise duruşmalı yapılan incelemede verilen hükümler kaldırılarak sanıkların 5237 sayılı Kanun’un TCK’nin 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen “beraat” kararı, istinaf mercii tarafından “mahkûmiyet” kararı verilmek suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden, kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli, 2015/807 Esas 2017/587 Karar sayılı kararı ile sanıklar İsa ve … hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli 2018/485 Esas 2021/300 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un TCK’nin 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, karar verilmiştir.
b)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un TCK’nin 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; meşru savunmaya, suçun basit yaralama niteliğinde olduğundan bahisle suç vasfına, ilişkindir.
Sanık …’nın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, verilen cezanın fazla olduğuna, lehe hükümlerin ve haksız tahrik nedeniyle indirimin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurun kendisini yaralayan kişilerin kim olduklarına ilişkin net bir teşhisinin bulunmadığı, mağdur anlatımları, sanık savunmaları, tarafların aşamalarda verdikleri ifadelerin karşılaştırması, emniyet görevlileri tarafından tutulan olay tutanağı, olay yeri inceleme raporu, CD izleme tespit tutanakları, tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında üzerlerine kasten yaralama suçundan mahkumiyete yeterli delilin bulunmadığı anlaşılmakla beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü HDK (Hakların Demokratik Kongresi) ve HDP (Halkların Demokratik Partisi) kadın meclisi organizesinde Gaziosmanpaşa ilçesi Merkez Mahallesi Cumhuriyet Meydanında … ’a özgürlük kampanyası adı altında stand kurulduğu, saat 13.15 sıralarında HDP ve BDP mensubu olduğu düşünülen 10-15 kişinin ellerinde iki adet katlanabilir masa ile Meydan Cami yanına gelerek masaları açmak istedikleri sırada buraya doğru 20-25 kişilik bir grubun sessiz bir şekilde yaklaşıp stand çevresinde 10-15 kişilik gruba bir anda ellerindeki sopalar ile saldırmaya başladıkları, polis tutanağı ve CD izleme tutanağına göre grubun organize hareket ettiği, grup lideri olan, grubu aktif bir şekilde yönlendiren ve daha önceki anlaşmaları doğrultusunda birlikte hareket ettikleri anlaşılan sanıklardan …’in stand için açılmakta olan masayı katılan …’in üzerine devirdiği, bu sırada diğer sanık …’nın da elindeki elektroşok cihazı ile katılan …’in kafasına vurarak sanıkların …’i kişi üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde silahla yaraladıkları, anlaşılmıştır.

2.Sanık …’in ikrar içeren savunmaları, sanık … savunmaları, katılan ve tanık beyanları, Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 13.08.2014 tarihli ve 2014/5114-5115 sayılı

raporu, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05.06.2014 ve 06.06.2014 tarihli
CD İzleme ve Tespit Tutanakları, 19.12.2019 tarihli bilirkişi raporu, 12.05.2020 tarihli bilirkişi raporu, sanıklara ait nüfus ve sabıka kayıtları, dosya içerisinde bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A.Sanık … müdafiinin; meşru savunmaya, suçun basit yaralama niteliğinde olduğundan bahisle suç vasfına, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde ve ele geçirilemeyen sopa, şok cihazı ve bıçaklar kullanılarak işlendiği, bu nedenle eylemin silahlı kasten yaralama suçunu oluşturduğunun sabit olduğu, sanığın içinde bulunduğu grubun HDP ve BDP mensubu olduğu düşünülen katılanın da içerisinde bulunduğu 10-15 kişinin ellerinde iki adet katlanabilir masa ile Meydan Cami yanına gelerek masaları açmak istedikleri sırada ellerindeki sopalar ile gruba sessizce yaklaştıkları, çıkan arbedede sanığın stand için hazırlanan masayı katılanın kafasına devirerek katılanı hayati tehlike geçirecek ve 2. derece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı olayda, meşru savunmanın haksız saldırı ve savunmaya ilişkin koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanık …’nın; atılı suçu işlemediğine, verilen cezanın fazla olduğuna, lehe hükümlerin ve haksız tahrik nedeniyle indirimin uygulanması gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, Mahkemece ”Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak verilen cezadan TCK.nun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” denmek suretiyle yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli 2018/485 Esas 2021/300 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.