Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15397 E. 2023/3523 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15397
KARAR NO : 2023/3523
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/66 Esas, 2016/640 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/9741 Esas, 2020/14736 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Daha ağır ceza içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiği ve tekerrüre esas alınan ilâm yönünden de ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi,
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2021 tarihli ve 2020/790 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve katılanın aynı koğuşta hükümlü oldukları, olay günü çıkan kavgada katılanın, sanığı basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralaması üzerine, sanığın da karşılık vererek katılanı basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanın, kavganın diğer taraflarının ve tanıkların anlatımları, adlî muayene raporları, tutanaklar, uzlaşma teklif formları, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan hakkında Nazilli Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20.11.2015 tarihli adlî muayene raporunda; yaralanmasının basit tıbbî müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulduğu, 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesi uyarınca basit yargılama usulünün takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, bozma gereklerinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan …’nin açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmış ise de; bu husus mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın; beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılanın beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği, sanığın kısmi ikrar içeren savunması karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosyada mevcut deliller ile sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında düzeltilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında, söz konusu kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiği belirtildiği halde, bozma sonrası daha ağır ceza içeren ilâm tekerrüre esas alınmasına rağmen, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeyerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2021 tarihli ve 2020/790 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, hükmün 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasının devamına “tekerrüre esas alınan cezanın miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.