Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/8316 E. 2023/2824 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8316
KARAR NO : 2023/2824
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/84 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.02.2019 tarihli ve 14-2015/261635 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Şikayetçinin sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davada beyanını alındığı ve şikayetçi olduğu, iş bu dosyada şikayetinin bulunmadığı gözetilerek kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçinin olay tarihinde evli olan sanık ile duygusal ilişkilerinin bulunduğu ve birlikte yaşadıkları, sanık hakkında şikayetçiye yönelik kişiyi hürriyettinden yoksun kılma eylemi nedeniyle açılan davada şikayetçinin soruşturma aşamasında sanıkla kavga ettiklerini, sanığın kendisini aracına zorla bindirerek ıssız bir alana götürdüğünü, burada kıyafetlerini zorla çıkartıp cebir uygulayarak organ sokma suretiyle cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ettiği, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, şikayetçinin sanık tarafından zorla araca bindirildiğini gören kızının kolluk kuvvetlerine bildirimi ile intikalin gerçekletiği ve emniyet tutanağa göre şikayetçinin olay yerinde sanıkla birlikte alt tarafı çıplak vaziyette bulunduğu, adli raporda sanık ve şikayetçide yaralanmaların tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık ve şikayetçide yaralanmalar bulunduğuna ilişkin adli raporlar, şikayetçinin araç içerisinde alt tarafı çıplak olarak bulunduğuna dair emniyet tutanağı, şikayetçiden alınan vajinal sürüntüde ölü sperm hücrelerinin tespit edildiği, sanık hakkında şikayetçiye yönelik hürriyetten yoksun kılma eylemine ilişkin olarak verilen mahkumiyet kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği dikkate alınarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.”, aynı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında ise “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.” hükümlerine yer verilmiştir. Bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan şikayetçinin duruşmaya getirtilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, şikayetçi duruşmaya davet edilmeden ve beyanı 5271 sayılı Kanun’un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince okunmadan sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre de; hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2015/84 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.