Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3555 E. 2023/4653 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3555
KARAR NO : 2023/4653
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eski eşi …’dan, babası …’in vefatından bir yıl önce ayrıldığını, babası … vefat edince, talebi üzerine kendisine ölüm aylığı bağlandığını, ancak, davalı kurumca davacının eşi ile birlikte yaşadığının denetmen raporuyla tespit edilmesi üzerine aylığının iptal edildiğini, söz konusu kurum işleminin iptali için açılan davanın reddedildiğini, 11.11.2015 tarihinde yeniden ölüm aylığı bağlanması için kuruma yapılan başvurunun denetim elemanlarının tuttuğu raporun aksinin sabit oluncaya kadar geçerli olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, davacının, babasının vefatından 1 yıl önce gerçekten eşinden ayrıldığını, bir süre eşi ile mecburen aynı avlu içerisinde bulunan farklı binada yaşamak zorunda kaldıklarını, davacının eşinin, 3 yıldır avludaki evden çıkarak … Mah. 3724 Sok. No: 9 … adresine taşındığını, sürekli olarak bu adreste oturduğunu, davacının, resmi olarak boşandığı tarihten sonra bir daha bir araya gelip karı koca hayatı yaşamadıklarını ileri sürerek, davacıya başvuru tarihi olan 11.11.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ve alması gereken ölüm aylığı miktarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 12.05.2006 tarihinde boşandığını, 12.10.2017 tarihinde ölen babası üzerinden yetim aylığı bağlandığını, ancak davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamayı sürdürdüğü sosyal güvenlik denetmelerince düzenlenen soruşturma raporu ile tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi gereğince kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren aylığın kesildiğini, davacının kesilen yetim aylıklarının 01.10.2008 tarihinden sonraki dönemi kapsadığını ve yetim aylığının kesilmesi işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, istinaf kaldırma kararı sonrasındaki araştırma tutanakları, abonelik, hastane ve banka kayıtları ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşandığı eşi ile davalı kuruma başvuru tarihi olan 11.11.2015 tarihinden sonra aynı adreste birlikte yaşamadıkları, farklı adreslerde ikamet ettiklerinin anlaşıldığı, davacıya müteveffa babası …’ten dolayı ölüm aylığının bağlanması gerektiği, her ne kadar davacı vekili tarafından davacının alması gereken ölüm aylığı miktarının tespiti de talep edilmiş ise de, bağlanacak ölüm aylığının hesaplanmasının şimdilik mümkün bulunmadığı, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanacağından ölüm aylığının düşük olup olmadığı konusundaki incelemenin sonrasında yapılabileceği, bu itibarla davacının ölüm aylığı miktarının tespiti talebinde şu aşamada hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacıya 7734 142 107 Bağ-Kur numaralı müteveffa babası …’ten dolayı 11.11.2015 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının ölüm aylığı miktarının tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine dair hüküm kurulmuştur.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, kurumun denetmen raporuyla davacının eşiyle birlikte yaşadığının ispatlandığını, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, reddinin gerektiğini belirterek, kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda; 21.10.1983 tarihinde … ile evlenen davacının, 12.05.2006 tarihinde eşinden boşandığı, babasının 12.10.2007 tarihinde vefat ettiği, davacının 27.11.2007 tarihinde babasından dolayı ölüm aylığı almak için Kuruma müracaat ettiği, Kurumca 15.09.2002 tarihinden itibaren davacıya ölüm aylığı bağladığı, Kurum kontrol memurlarının, davacının adresinde ve diğer kayıtları üzerinde inceleme yaptığı inceleme sonucunda Kurum kontrol memurlarınca düzenlenen 24.06.2013 tarihli raporda; “davacının boşandığı eşi … ile birlikte yaşadığı tespit edildiğinden, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun’un 56/2 nci maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinin” tespit edildiği, aylığın kesilerek yapılan ödemelerin istendiği, davacının kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması talebi ile ikame etiği dava sonucunda … İş Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2013/357 E, 2014/491 K sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 03.02.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının 11.11.2015 tarihinde yeniden aylık talebinde bulunduğu, Kurumca daha önce yapılan tespite göre aylık talebinin reddedildiği anlaşılmış, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf

sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşiyle boşanmış olan davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı, davacıya hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlanması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 56 ncı maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.