YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18942
KARAR NO : 2023/4931
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/112 E., 2021/182 K.
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şabanözü Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; basit yargılama usulü uygulanması gerektiğine, hapis cezasından farklı yaptırımlar uygulanması gerektiğine ve lehe hükümler uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; Orta K2 kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın, Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 31.07.2013 tarihinde teslim olması gerekirken olmadığı ve firar ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu genel kasıtla işlenen bir suçtur. Görevlilerce düzenlenen 05.08.2013 tarihli tutanak, sanık ikrarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasanın 232 inci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi ve sanığın adli sicil kaydındaki en yüksek cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken iki ayrı ilamın esas alınması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususların 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan nedenle Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve hükmün tekerrüre ilişkin 8 inci bendinden “Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/700 Esas ve 2011/668 Karar sayılı ilamı” ibaresi çıkartılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2023 tarihinde karar verildi.