Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13519 E. 2023/3592 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13519
KARAR NO : 2023/3592
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2013/336 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2013/336 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/4946 Esas, 2021/3529 Karar sayılı kararı ile özetle, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, sanık …’in taşla, sanık …’nin tahtayla vurarak fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda, sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasından sorumlu tutulması gerekirken aynı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinden sorumlu tutularak eksik ceza tayin edilmesi, katılanın sağır ve dilsiz olması nedeniyle suç tarihi itibarıyla katılanın ruh veya beden bakımından kendini savunamayacak durumda olup olmadığına dair rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indirimi ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde …’in askere uğurlanması esnasında otogarda bulunan tanıklar … ile …’in arasında tartışma çıktığı ancak orada bulunanlarca yatıştırıldığı, olay akabinde tarafların mahalleye geldikleri ve tanık … ile …’ın tekrar tartışmaya başladıkları, her iki tarafın akrabaları olan tanıklar ile sanık … ve katılanın da içerisinde bulunduğu gruplar arasında tartışma başladığı ve kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın, … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sopa ve taş ile vurmak sureti ile katılanı sağ paryeto-frontal bölgede 4×4 cm ebadında hiperemi ve ekimoz, üst dudakta 2×2 cm’lik ekimoz ve sıyrık, sağ frontal kemik bazalde ve fronto-paryetalde fraktür hatları oluşacak şekilde yaraladıkları, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 20.12.2013 tarihli rapora göre katılanın sağ pariyetal lineer kemikte kırığa ve beyin kanamasına neden olan yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum neden olduğu kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkilediği, yine aynı Kurul tarafından düzenlenen 27.12.2021 tarihli raporda katılanın, mağduru bulunduğu olayda ruhen ve bedenen kendisini savunamayacağı tespitine yer verilmiştir.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan vekilinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indirimi ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğuna, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, karşılıklı kavga şeklinde yaşanan kavgada ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle haksız tahrik indirimi yapılmasında ve adli sicil kaydında yer alan ilamlar 18 yaşından küçük olduğu döneme ait olan sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında “Cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçe ile uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Katılan vekilinin sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine temyiz sebebi yönünden;
Sanığın, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan katılanı silahtan sayılan taş ile yaşamını tehlikeye sokan bir durum neden olacak ve hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyen kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli hâl (5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri ile 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin üçüncü fıkrası) ihlaline neden olan sanık hakkında hüküm kurulurken aynı

Kanun’un “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61 … maddesinin birinci fıkrasında yer verilen meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi ölçütler ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezada hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan temel cezada sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılmaması nedeniyle Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.