YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/475
KARAR NO : 2023/3752
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/730 E., 2022/2184 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Batı 8. Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Kararın davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde; kadının annesinin sürekli taraflarla birlikte yaşadığını, kadının annesinin evliliğe müdahalelerine sessiz kaldığını, kayınvalidenin hijyen kurallarına dikkat etmediğini, dilencilik yaparak erkeğin itibarını zedelediğini, kadının fiili ayrılıktan 11 yıl önce yatakları ayırdığını ve en son evi terk ettiğini, erkeğin iki kez eşine eve dönmesi için ihtar çekmeye çalıştığını taleplerinin usulî eksikliklerden reddedildiğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve erkek yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı-davalı erkek vekili birleşen davaya cevap ve birleşen davaya ikinci cevap dilekçesinde; erkek hakkındaki iddiaların doğru olmadığını, erkeğin borçlarını kapatmak için yabancı ülkelerde çalıştığını belirterek ve asıl davadaki iddialarını tekrar ederek asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Dava dilekçesi davalı-davacı kadına 30.03.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı-davacı kadın davaya süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava ve birleşen davaya cevaba cevap dilekçesinde; erkeğin sorumsuz olduğunu, dolandırıldığı ve borçlandığı için birikimlerini kaybettiklerini, borçları ödemek için çalışmadığını, kadının günlük işlerde çalıştığını, kadının annesinin hastalığı nedeniyle 3 yıldır taraflarla yaşamak zorunda kaldığını, erkeğin kayınvalidesinden maddî taleplerde bulunduğunu, talepleri yerine gelmeyince onun varlığından rahatsızlık duymaya başladığını, 15.12.2018 günü kayınvalidesinin üstüne yürüdüğünü, hakaret edip eşini, çocukları ve eşinin annesini kovduğunu ve kadın evden ayrıldıktan sonra arabayı ve evi satıp mal kaçırdığını iddia ederek birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL nafakaya ve 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki evlilik birliğinin ortak hayatın devamı taraflardan beklenmeyecek ölçüde temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ailesini maddi olarak sıkıntı içinde bırakan, bu durumu önemsemeyip çalışmayan, eve icra takipleri gelmesine neden olan, eşini borçları ödemek için annesinden borç para almak ve çalışmak durumunda bırakan ve çocukları, eşini ve eşinin annesini evden kovan erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile; erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, aylık 400,00 TL tedbir ve 700,00 TL yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesinin doğru yapılmadığını, kadının kusurlarının ispatlandığını, hükme esas alınan tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, erkeğin kusurunun bulunmadığını, kadının tazminat taleplerinin reddedilmesi ve erkek lehine tazminatlara hükmedilmesi gerektiğini, kadının ziynet eşyaları ve bankada parası olması nedeniyle yoksulluğa düşmediğini belirterek her iki dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda erkeğin davasının kabulüne ve kadının davasının reddine karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek her iki dava yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, evlilik birliğinin ortak hayatın devamı taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsılıp sarsılmadığı, sarsılmış ise kusur belirlemesinin doğru yapılıp yapılmadığı, erkeğe yüklenen kusurların gerçekleşip gerçekleşmediği, kadına yüklenebilecek kusurlu bir davranış bulunup bulunmadığı, kusur belirlemesine bağlı olarak erkeğin davasının ve fer’î taleplerinin reddinin ve kadının davasının kabulünün doğru olup olmadığı ve kadın lehine tazminatlara ve yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesinin yasal koşullarının bulunup bulunmadığı, yasal koşullar mevcut ise fer’î miktarlarının fazla olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü, 175 inci ve 330 uncu maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.