Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10463 E. 2023/2145 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10463
KARAR NO : 2023/2145
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale geldiği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2018 tarih ve 2017/601 Esas ve 2018/200 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/1236 Esas, 2018/2159 sayılı Kararı ile “…Sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın yıl olarak belirlenmiş olması karşısında, sonuç cezanın “2 yıl 3 ay 15 … hapis” yerine “1 yıl 15 ay 15 … hapis” olarak tespiti ile sanık hakkında az ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmış ise de;
Belirtilen bu husus CMK’nın 280/1-a ve 303 üncü maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın giderilebilir bir yanılgı olmakla;
Hüküm fıkrası 3 üncü paragrafının devamına “Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” cümlesi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve taktirine, gösterilen gerekçe ve uygulamaya oluşa ve dosya içeriğine göre; mahkemenin kararında eleştirilen ve düzeltilen hususlar dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE…” karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; CMK’nın 302/1 inci maddesine göre temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASI görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Suçun unsurlarının oluşmadığına,
*Sanığın örgütün içinde olmamak için baskıya dayanamayıp mesleğinden istifa ettiğine,
*Sanığın eylemlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğine, örgütle hiçbir organik bağı bulunmadığına,
*CMK 221/3 üncü maddesinin gerekçesiz şekilde uygulanmadığına,
*Mahkumiyete yeter somut delil olmadığına,
*Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda “…Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında gerek soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesi, gerekse mahkememizde vermiş olduğu savunması, savunmasında belirtmiş olduğu şahıslarla ilgili soruşturma olup olmadığına dair … İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen araştırma tutanağı, araştırma ve tespit tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, sorgu tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, iletişim kayıtlarına ilişkin … raporu, MİT’in ByLock ile ilgili düzenlediği rapor, İçişleri Bakanlığı’nın FETÖ/PDY ile ilgili düzenlemiş olduğu bilgi notu, sanığın nüfus ve sabıka kaydı ve dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın … Emniyet Müdürlüğünden gelen 17.01.2018 tarihli cevabi yazısına göre sanığın FETÖ/PDY adlı terör örgütünün gizli haberleşme programlarıdan Bylock adlı program kullanıcısı olmadığının tespit edildiği, Muflis … Katılım Bankası A.Ş’nin 29.01.2018 tarihli cevabi yazısında sanığın FETÖ/PDY adlı örgüte müzahir Bank … adlı kurumda herhangi bir hesap varlığı ve hesap hareketine rastlanılmadığı belirlendiği, sanık … İlinde Bekçi iken 01.12.2017 tarihli Valilik Makamının Oluru ile FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları Kanun’un 137 nci maddesi uyarınca Kamu Görevinden uzaklaştırıldığı, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ifadesi alınan T. Ö. isimli şahıs 23.01.2016 tarihli ifadesinde sanık … hakkında “…’ın 6-7 kez sohbetlere katıldığını, yıl içerisinde toplamda 500 TL himmet parası verdiğini ve …’ın tayini çıktığında tayin olduğu şehirdeki cemaat üyeleri ile irtibatını sağladığını” beyan ettiği ve tanık T. Ö.’nün 20.01.2017 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında sanık …’ı net olarak teşhis ettiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ifadesi alınan M. K. isimli şahıs 01.06.2017 tarihli ifadesinde sanık … hakkında “…’ın kendisi ile ev arkadaşı olduğunu, evlerine gelen sözde cemaat abisinin kendisine ve arkadaşlarına zarflar vererek yardım talep ettiğini, bu şahsın kendileri ile görüşmeler yaptığını” beyan ettiği ve M. K.’nin 01.06.2017 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında sanık …’ı net olarak teşhis ettiği, sanık …’ın … İl Emniyet Müdürlüğünde müdafii huzurunda alınan ve mahkememizde tekrar ettiği etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadesinde “2010 yılında Viranşehir Feza dershanesine gittiğini, 2011 yılında Iğdır İlinde üniversite okumaya başladığını 2. sınıfta iken bir arkadaşının evinde kalmaya başladığını sonradan bu evin FETÖ/PDY ye ait evlerden olduğunu öğrendiğini, 2014 yılında Viranşehirde FETÖ/PDY ye ait yurtta kaldığını, FETÖ/PDY mensubu bir şahsın kendisine Assubaylık sınavı ile ilgili mülakkata nasıl davranması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunduğunu, 2015 yılında Jandarma Astsubaylık okulunu okurken arkadaşları ile birlikte bir evde kalmaya başladığını, bu eve gelen FETÖ/PDY mensubu şahsın kendilerine sohbet verip kitap okuduğunu, kendilerinden himmet adı altında para istediğini” beyan ettiği, sanığın eylemlerinin çeşitliliği, yoğunluğu ve sürekliliği bir bütün olarak dikkate alındığında, sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’e organik olarak bağlı olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp, emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği dikkate alınarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5/1 inci fıkrasında düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür…” şeklinde gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, “…Sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın yıl olarak belirlenmiş olması karşısında, sonuç cezanın “2 yıl 3 ay 15 … hapis” yerine “1 yıl 15 ay 15 … hapis” olarak tespiti ile sanık hakkında az ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmış ise de;
Belirtilen bu husus CMK’nın 280/1-a ve 303. maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın giderilebilir bir yanılgı olmakla;
Hüküm fıkrası 3 üncü paragrafının devamına “Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” cümlesi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve taktirine, gösterilen gerekçe ve uygulamaya oluşa ve dosya içeriğine göre; mahkemenin kararında eleştirilen ve düzeltilen hususlar dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE…” karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüte ait evlerde kalıp, sınavlara hazırlanan örgütün asker mahrem yapılanmasında yer alarak mahrem imamla irtibatını sürdüren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde oranında bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, öne sürülen sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığın söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.)
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezada en az 1/3’ten, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay yönünden;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve incelenen dosya kapsamı ve delillere göre yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği ve faydalılık derecesi nazara alındığında TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı anlaşılan sanık hakkında belirlenen cezadan dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak azami hadde yakın adil bir oranda indirim yapılması gerekirken yeterli ve hukuki olmayan gerekçe ile 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2018 tarih ve 2017/601 Esas ve 2018/200 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.