Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17890 E. 2023/3612 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17890
KARAR NO : 2023/3612
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Sanık hakkında bozma üzerine bozma tarihi itibarıyla dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2018/4444 Esas, 2018/4852 Karar sayılı bozma kararı üzerine;
1. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 09.09.2020 tarihli ve 2019/336 Esas, 2020/467 sayılı Kararı ile, sanık hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2017/131 Esas, 2018/83 sayılı Kararıyla verilen mahkumiyet hükmü 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2021 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak;
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
3. ByLock kullanmadığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, bu itibarla sanığın örgütsel amaçla ByLock kullandığının tespit edilemediğine,
4. Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğu, talimatla hareket etmediği hususunun Bilirkişi Raporu ile sabit olduğuna,
5. Gizli tanığın yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine;
6. Gizli tanığın beyanlarındaki anlatımların teyit edilmesi için araştırma yapılması gerektiğine, teşhis işleminde sanığın 15 yıl önceki fotoğrafının kullanılması sebebiyle usule aykırı teşhis yaptırıldığına,
7. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asyadaki hesap kayıtlarının ve dernek üyeliklerinin, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgüt içindeki konumunun somut şekilde tespit edilmediğine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
9. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu ispatlayan ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı bozma ilamı doğrultusunda dosyaya celp edilmeden hüküm kurulması ve dosyada mevcut Bank … hesap hareketlerinin hükme esas alınıp alınmadığının tartışılmaması, elde edilen sair delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden, sonuca etkili bulunmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma üzerine verdiği kararında düzeltme sebepleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1. Yargıtay bozma ilamı neticesinde, bozma öncesinde verilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm doğurmayacağı, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulduğu gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine doğrudan hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde bozma öncesi verilen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2017/131 Esas, 2018/83 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi,
2. Önceki hükmün sanık müdafileri tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/336 Esas, 2020/467 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (A) fıkrasının ve bir sonraki fıkradaki “B)” ibaresinin tümüyle hükümden çıkartılması, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün yargılama giderlerine ilişkin 11 numaralı fıkrasından “yargılama gideri ile istinaf aşamasında dairemizce yapılan 57,50 TL tebligat masrafı, 150,00 TL bilirkişi masrafı ile 38,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 258,00 TL” ibaresinin tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.