YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7999
KARAR NO : 2023/3282
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli davada İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı …, … ilçesi, … köyü, köy içi mevkiinde 400 m2 yüz ölçümlü, içerisinde müstakil bir ev bulunan taşınmazın babası … oğlu…’ya ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, tüm mirasçıların katılımları sonucu yapılan mirastan feragat sözleşmesi ile taşınmazın kendisine verildiğini, ancak kadastro tespit çalışmaları sırasında taşınmazın … oğlu… adına tespit ve tescil edildiğini,…’nun da dava konusu taşınmazı davalıya temlik ettiğini, dava konusu taşınmazı babası…’nun ölünceye kadar 50 yılı aşkın zamandır kullandığını ileri sürerek 147 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda verilen kararıyla; davacı tarafından yazılı bir miras taksim sözleşmesi ibraz edilmediği, dava konusu taşınmaz tarafların mirasbırakanına ait olsa bile taksime ilişkin yazılı bir belge bulunmadığı, taşınmazın davacıya ait olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle;dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ve dava konusu taşınmazın kendisine verildiğini, davasını kanıtladığını, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile taşınmazın tarafların mirasbırakanı İbrahim’e ait iken mirasçıların aralarında yaptıkları taksim sonucu davacıya isabet ettiği ve onun tarafından kullanılmaya devam edildiği, isim benzerliğinden dolayı adına sehven tespit edilen İbrahim’den taşınmazı bedelsiz olarak üzerine alan davalının tüm bu ilişkileri bilen veya bilmesi gereken konumunda olduğu, davalının … Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesi ile davacının istinaf isteğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanı kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yazılı taksim sözleşmesine dayanarak eldeki davayı açtığını, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacının dayanmadığı olgulara göre karar verildiğini, hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davalının 2008 yılından beri dava konusu taşınmazı kullandığını, üzerindeki tek katlı binaya ikinci bir kat daha yaptırdığını, tapu senedinin aksinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, davacı ……’nun beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının geçerli bir taksim yapıldığını kanıtlayamadığını, taksime tüm mirasçıların katılmasının zorunlu olduğunu, mirasçı konumunda olan Hacı ve davalının taksime katılmadığının açık olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.
3. 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” düzenlemelerini içermektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370 … maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 5.285,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
14/06/2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.