Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1884 E. 2023/2711 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1884
KARAR NO : 2023/2711
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki miras payının devri sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; İstanbul, Sultanbeyli, …. Mahallesi, 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tarafların babası ve murisi …..’a ait olduğunu, davalı …’ın kendisine bir miktar para vaadetmesi üzerine noterde muvafakatname düzenlediğini, verilecek para ile hacca gitmeyi tasarladığını, davalının sözünü yerine getirmemesi nedeniyle hac başvurusu yapamadığını, davalının kendisine “ben sadece senden muvafakatnameyi almak için söyledim, babamdan kalan mirası seninle paylaşacak değilim” şeklinde beyanda bulunduğunu, davalının kendisini kandırdığını, borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek, Sultanbeyli …. Noterliğinin 06/03/2017 tarih ve 07791 yevmiye No.lu muvafakatnamesinin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile 50 gram altın karşılığında anlaşma yaptıklarını, bu nedenle dava konusu belgenin düzenlendiğini, ancak davacının daha sonra kendisinden 100 gr altın istediğini, 50 gram dışındaki altın talebini kabul etmeyeceğini söyleyince de eldeki davayı açtığını savunarak, 50 gr altını vermeye hazır olduğunu, davacının kabul etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…Davacı tarafından davalıya bir kısım taşınmazların davalı üzerine alınması konusunda muvafakatname verildiği, bunun karşılığında bedel belirlendiği, ancak muvafakatname karşılığında verilmesi gereken bedellerin davalı tarafından davacıya verilmediği, bu hususun (verilecek altının miktarı hariç) davalınında kabulünde olduğu, ancak 50 gr altın vermek istemesine rağmen davacı tarafça bu hususun kabul edilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında miktar çekişmeli olmakla birlikte en az 50 gr altının muvafakatname karşılığında davacıya verilmediği, böylece verilen muvafakatnamenin karşılıksız kaldığı, davacının edimini yerine getirmesine rağmen davalının üzerine düşen gerekli edimi yerine getirmediği…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde aşamalardaki beyanlarını tekrarlayarak; karara dayanarak İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde de tapu iptali ve tescil davası açtığını, anlaştıkları 50 gr altını almaya yanaşmayarak davacı tarafın temerrüte düştüğünü, satıştan sonra taşınmazın bulunduğu mevkide meydana gelen değer artırıcı gelişmeler nedeniyle davacının anlaşmaya yanaşmayarak anlaşmadan fazlasını talep ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi, “…Dava; taraflar arasında noterde düzenlenen “muvafakatname” isimli belgenin irade sakatlığı (hile) hukuksal sebebiyle iptali istemine ilişkin olup, davacı tarafın ayrıca altın ya da bedeline dair isteminin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından; davada sözü edilen İstanbul, Sultanbeyli, …. Mahallesi, 149 ada, 13 parsel sayılı, bahçe vasıflı, 245,84 m2 alanlı taşınmazın orman vasfını kaybeden yerlerden olması nedeniyle 2/B parseli olarak 07.09.2010 tarihinde tesis kadastrosuyla Hazine adına tescil edildiği, 20 yıldan beri muris…..ın kullanımında olduğunun şerh verildiği, 6292 sayılı yasa uyarınca idari satış işlemleri sürecinde, taraflar arasında düzenlenen noter muvafakatnamesi de dikkate alınarak 06.10.2017 tarihinde 2/7 payın davalı … adına, kalan kısmın ise dava dışı hazine, … oğlu …. ve … kızı … adlarına paylı olarak tescil edildiğinin görülmesine, SultanbeyliNoterliğinin 06/03/2017 tarih ve …. yevmiye No.lu düzenleme şeklinde muvafakatnamesi ile davacının taşınmazla ilgilli 6292 sayılı yasadan kaynaklanan haklarını davalıya devretmiş olmasına, sahteliği ileri sürülmeyen belgenin iptali koşullarının oluştuğunun kanıtlanamamış olmasına, davacının tek isteğinin belgenin iptaline yönelik olduğunun anlaşılmasına göre, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması isabetli bulunmamış ve davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir…” gerekçesiyle karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, sözleşmenin hile ve ifa edilmeme nedenleriyle iptalinin gerektiğini, tarafların kardeş olmaları nedeniyle tanıkla ispatın mümkün olduğunu, hilenin ispatlandığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 30 uncu ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.