YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15151
KARAR NO : 2023/3932
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/560 E. 2019/665 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
KARAR : Mahkumiyet
Gerede Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2017 tarihli ve 2016/2419 Soruşturma, 2017/374 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … ve talep dışı diğer sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca dava açılmıştır.
Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2017/560 Esas, 2019/665 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; talep dışı diğer sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanık … hakkında kurulan hükme ilişkin istinaf edilmeden 31.12.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhinin düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.06.2021 tarihli ve 2021/8664 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2021 tarihli ve KYB-2021/76449 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2021 tarihli ve KYB-2021/76449 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2019 tarihli kararı ile sanık … ve onun ile birlikte hareket eden diğer sanık …’ın müştekiyi bulunduğu yerden alıp rızasına aykırı olarak arabaya bindirdikleri ve inmesine müsaade etmedikleri iddiasına ilişkin yapılan yargılama sonunda iştirak halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine, diğer sanık … yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, sanık … tarafından karara itiraz edilmesi üzerine, Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/02/2020 tarihli ve 2020/87 değişik iş sayılı kararı ile sanıkların müştekiyi kaçırdıkları iddiası karşısında, işlek bir tesiste mola vererek müştekinin serbestçe tuvalete gitmesine izin vermelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, olay tespit tutanağında şahısların tesisten ayrıldıklarının belirtilmesi karşısında kaçma durumlarının net olarak anlaşılamadığı, dinlenen tanığın doğrudan görgüye dayalı bilgisini değil, müştekinin ona anlattıklarını aktardığı hususlarının Mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar vermesini müteakip, Mahkemesince sanık … yönünden yeniden yapılan yargılama sonunda atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği gözetildiğinde, sanık …’ın da atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/560 Esas sayılı dosyasının kapsamı;
a) Mağdurun 19.11.2016 tarihli kolluk beyanında, kalmakta olduğu otelin önüne daha önceden tanıdığı sanıkların gelerek kendisini aşağıya çağırmaları üzerine gittiğinde, sanık …’in “benimle İstanbul’a geleceksin” deyip kendisine silah doğrulttuğunu, otele çıkıp valizlerini topladığını, otel görevlilerine kaçırıldığını söylemesine rağmen hiçbir şey yapmadıklarını, araca bindiğini, araçta sanıkların silah ve uyuşturucu kaçakçılığı işinde kendilerine yardım edeceğini, İstanbul’da tutacakları evde birlikte kalacaklarını söylediklerini, yolda polis mesaj sistemine mesaj gönderdiğini, yolda artık acıktığını, dayanamayacağını, lavaboya gitmesi gerektiğini söylemesi üzerine Bolu Dörtdivan … Dinlenme Tesislerinde durduklarını, araçtan inip artık kaçamayacağını, zaten ellerinde olduğunu söyleyip tesisin lavabosuna girdiğini, 156 Jandarma ihbar hattını arayarak kaçırıldığını söylediğini, daha sonra jandarmanın geldiğini ve sanıkların da kaçıp gittiğini, kıyafetlerinin ve nüfus cüzdanının da sanıklarda kaldığını beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir.
b) Tanık olarak ifadesine başvurulan T.Ç. aşamalarda, tesiste bayan tuvaletini temizleyip çöpleri alıp dışarı çıkacağı sırada mağdurun yanına yaklaşıp “Birşey söyleyebilir miyim” diye sorduğunu, “evet” deyince dışarıda adamlar olduğunu, silahlı olduklarını, kendisini kaçırdıklarını söylediğini, tedirgin göründüğünü, kendisini kaçıran aracın yanında jandarma aracının olduğunu söylediğini, haber vermesini
ve kendisini kurtarmalarını istediğini, kendisinin de gidip jandarmaya söylediğini, jandarmanın bayanı aldığını ifade ettiği belirlenmiştir.
c) 19.11.2016 tarihli olay tespit tutanağı ile … Park Dinlenme Tesislerinde beklenildiği sırada tesis sorumlusu olduğunu beyan T.Ç.’nin devriye aracının yanına gelerek bayan tuvaletinde bekleyen bir kadının kaçırıldığını beyan ettiği ve yardım istediğini bildirmesi üzerine tesis bayan tuvalet önüne gidildiğinde tesisin önünde bulunan bir araca içeriden çıkan bir erkek şahsın binerek araçta bulunan diğer erkek şahısla tesisten ayrıldığı, bayan tuvalet önünde bekleyen mağdurun ise araçta bulunan iki kişinin kendisini zorla alıkoyduğunu beyan ettiği belirlenmiştir.
d) Sanık … aşamalarda, birlikte iş yaptığı sanık … ile birlikte Ankara’dan İstanbul’a dönecekken …’in Ulus’taki bayan arkadaşı ile görüşmek istediğini söylemesi üzerine kendisini … olarak tanıtan mağdurun yanına gittiklerini, lokantada yemek yedikten sonra mağdurun da İstanbul’a gelmek istediğini söylemesi üzerine hep birlikte yola çıktıklarını, dinlenme tesislerinde mola verdikleri sırada mağdurun jandarma aracını gördüğü sırada “bunlar beni kaçırıyorlar” demeye başladığını, ne olduğunu anlamadıklarını, yola devam ettiklerini ifade etmiştir.
e) Sanık … aşamalarda, mağduru iki yıldır … Su olarak tanıdığını, Ankara’ya iş için gittiğinde buluşma ayarlayıp … ile üçü birlikte yemek yediklerini, mağdurun alkollü olduğunu, o gece İstanbul’a dönecekken mağdurun da gelmek istediğini söylemesi üzerine birlikte otele gittiklerini ve eşyalarını alıp yola çıktıklarını, … dinlenme tesislerine geldiklerinde mağdurun tekrar Ankara’ya dönmek istediğini söylediğini, rızası ile bir tesiste indirdiklerini ifade etmiştir.
f) Sanık … hakkında kurulan hüküm 31.12.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Sanık …’nin, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara itirazı üzerine Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2020 tarihli ve 2020/87 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2020 tarihli ve 2020/158 Esas, 2020/280 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında yeniden yapılan yargılama neticesinde hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği belirlenmiştir.
2. Yukarıda yazılı bilgiler ve dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda, mağduru kaçırdığı iddia olunan sanığın işlek tesiste mola vererek mağduru öylece serbest bırakıp lavaboya gitmesine izin vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi sanığın diğer sanık … ile birlikte kaçtıkları hususunun şüpheli kaldığı, tesiste görevli olan tanığın anlatımlarının görgüye dayalı olduğu hususları sanık beyanı ile birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun soyut iddiası dışında mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suç nedeniyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
“Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.