Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6227 E. 2023/6334 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6227
KARAR NO : 2023/6334
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine

Taraflar arasında görülen kesilen aylığının kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanması ve kuruma borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin eşi …’dan 2002 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile boşandığını, evliliklerinden iki müşterek çocukları bulunduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, ölen babası …’ten almakta olduğu yetim aylığından başkaca geliri bulunmadığını, davalı kurumun 19.10.2008-18.04.2011 tarihleri arasında babasından aldığı yetim aylığının yersiz ödendiği gerekçesiyle kestiğini, müvekkilinin bu tarihler arasında haksız aldığı iddiasıyla 19.408,63 TL’nin faizi ile ödenmesini içerir borç bildirim belgesini müvekkiline gönderdiğini, müvekkili tarafından bu borca itiraz edildiğini, akabinde davalı kurumca müvekkili aleyhinde 18.İcra Müdürlüğü’nün 2011/11011 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, müvekkilinin kocası ile birlikte yaşamadığını, ölen babasından aldığı aylıktan başka geliri olmayan müvekkili ve iki çocuğunun aylığın kesilmesiyle mağdur edildiğini belirterek davalı kurumdan 3410774415 tahsis numarası ile almakta olduğu yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına, müvekkilinin kesilen aylıklarının her birinin kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesine, davalı kuruma 19.628,46 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili, kurum raporuyla davacının eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiği, bu nedenle de 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı madde ve 96 ncı madde uyarınca yapılan maaş ödemelerinin geri alınması gerektiğinin tespit edildiğini, yasa gereği raporların aksinin ancak eşdeğer yazılı belge ile ispatlanacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2013 tarihli ve 2012/359 E. 2013/254 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 02.07.2014 tarihli ve 2013/16000 E. 2014/16446 K. sayılı ilamında; davacı ve eski eşinin muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, mahalle/köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir yönlerinden bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 06.07.2015 tarihli ve 2014/608 E. 2015/341 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davalı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 14.03.2016 tarihli, 2015/19764 E. 2016/3195 K. sayılı ilamında; Mahkemece bozma sonrasında kendi imzasını taşıyan yazılı belge ile davacı ile eski eşinin birlikte yaşadıklarına dair yazıyı Kurum görevlilerine sunan muhtarın beyanı alınmış ise de, beyanından dönme gerekçeleri ve çelişki oluşturma nedenleri üzerinde durulmaksızın karar verilmesi, davacı ile eski eşinin seçim ve nüfus kayıtları istenilmiş ise de yıllar içerisinde hangi seçimde nerede ve hangi adres beyanı üzerine seçime katıldıklarını ayrıntılı bir şekilde gösterir cetvellerin dosya arasına getirilmemesi, davacı ile eski eşinin nüfus kayıtları ile adres ve yerleşim yerlerine dair ve davalı Kurumca yersiz ödeme çıkartılan uyuşmazlık konusu dönemde adres kayıtların tamamının getirtilmemesi, alınan beyanlara göre, davacının üst katında görümcesinin kaldığının belirtilmesi karşısında görümcesinin hangi tarihten itibaren davacının üst katında kalmaya başladığı ve davacının üst katında oturma gerekliliği üzerinde durulmaması, davacının oturduğunu beyan ettiği evin tüm aboneliklerinin ve eski eşi adına kayıtlı aboneliklerin hangi adreste olduğu hususlarının belirlenmemesinin hatalı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 23.10.2019 tarihli ve 2016/464 E. 2019/614 K. sayılı kararıyla; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 16.11.2021 tarihli, 2020/983 E. 2021/14329 K. sayılı ilamında; davacının eski Eşi …’in ikamet kayıtlarında görünen Tersane mahallesinde kayıtlı olan ikametinde yaşayıp yaşamadığı hususu ile devam eden süreçte de …Mahallesinde kaydı olan ikametinde kalıp kalmadığı hususu netleştirilmeli, bu adreslerden belirlenecek komşu tanıkların beyanlarına başvurulması ile hangi tarihler arasında bu adreslerde fiilen kaldığı netleştirilmeli,… Mahalle Muhtarı …nun beyanına başvurulması ile gerek bozma öncesi verdiği imzalı belge, gerekse duruşma sırasında verdiği ifadeler arasında oluşan çelişkilerin üzerinde durulmalı ve usulünce giderilmeli, ayrıca davacının eski eşinin kardeşi …’in hangi tarihten itibaren davacının kaldığı …Mahallesindeki adresinde ikamet kaydının olduğu hususunun irdelenmesi gerektiği
belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve eski eşi Metin’in boşandıktan sonra biraraya gelmedikleri gibi Metin’in hayat şekli itibariyle düzenli bir aile yaşantısı olmadığı ve hatta halen nerede ve nasıl yaşadığı konusunda kendi aile bireylerinin dahi bilgi sahibi olmadığı düşünüldüğünde tarafların boşandıktan sonra aynı evde yaşadıkları yönündeki inceleme raporunun gerçek durumu yansıtmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilerek esas dava yönünden; davacı … tarafından davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne, davacının, davalı Kurum’a 19.628,46 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının, davalı Kurumdan 3410774415 tahsis numarası ile almakta olduğu yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına, davacının, kesilen aylıklarının, her birisinin kesilme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Kurum’dan alınarak, davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca davalı … aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine, … 18. İcra Müdürlüğü’nün 2011/11011 E. sayılı icra takibinin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığının kesilmesi nedeniyle, kesilen aylığının yeniden bağlanması ve kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un 56, 96 ncı maddesidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.