Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4571 E. 2023/5496 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4571
KARAR NO : 2023/5496
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris …’ın davalı yanında çalışırken rahatsızlanarak iş kazası geçirdiğini meydana gelen olayın iş kazası olması gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisi 28.03.2019 tarihinde işyerinden … plaka sayılı özel aracının muayenesini yaptıracağı gerekçesi ile izin alarak işyerinden ayrıldığını, muayene istasyonunda beklerken de kalp krizi geçirmiş 112 acil servis ile de İstasyondan alınıp, hastaneye götürüldüğünü ve hayatını kaybettiğini murisin ölümünün iş kazası olmadığını bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davanın ihbarı HMK madde 61 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, buna göre Md 61/1 “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” Denildiği, re’sen nazara alınacak nedenlerle haksız hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/469 Esas, 2022/182 Karar sayılı kararıyla; “müteveffa …’ın davalı işyerinde teknik servis/bakım personeli olarak çalıştığı, çalışma alanının çok geniş olması ile ev ve işyerlerine yerinde hizmet verdiği dikkate alınarak işlerini yaparken toplu ulaşım aracı kullanmalarının mümkün olmadığı, işveren şirket ile yapılan sözlü anlaşmaya dayanarak işveren şirketin ödediği aylık yıpranma bedeli ve yakıt masrafı karşılığında kendisine ait aracı işlerini yaparken kullandığı, olay günü …’ın sabah saatlerinde işyerine geldiği, araç muayenesi sonrası servis-bakım/onarım hizmeti vereceği müşteri bilgilerini …’dan aldığı ve …’te aracını muayene ettirmek için beklediği sırada rahatsızlandığı ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, … her ne kadar kendisine ait olan … plaka sayılı aracının işini yaparken ve müşterilere yerinde hizmet vermek için bu aracı kullanıyor ise de; müteveffanın aracını çoğunlukla kendi özel işleri için de kullandığı ve kendi özel işini yaparken rahatsızlandığı anlaşıldığından; 28.03.2019 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı yasanın 13. maddesine göre iş kazası olmadığı kanaatine varılarak,” davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin15.06.2022 tarihli ve 2022/926 Esas, 2022/1170 Karar sayılı kararı ile; davacılar vekillinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce, “…müteveffa işçinin, iş görme edimini yerine getirirken aynı zamanda mülkiyeti kendisine ait olan aracını da işverene tahsis ettiği, bunun karşılığında da km başına araç kira bedeli aldığı, davalı işveren yanında, teknik servis elemanı olarak çalışmakta olan müteveffa işçinin, kendisine verilen günlük servis fişlerine göre servise çıktığı, söz konusu aracın …’e muayene için götürüldüğü 28/03/2019 tarihinde, işyerinden, araç muayene sonrası servise çıkılacağından daha az teknik servis fişinin verildiği, sigortalının, sabah işyerine geldiği, o gün çıkacağı servis fişlerini aldığı, servise çıkacağı ve işverene tahsis ettiği aracını muayene ettirdikten sonra aynı gün içerisinde kendisine verilen teknik servis fişlerine göre çalışmasına devam edeceğinin anlaşılması karşısında, geçirdiği kalp krizi sonrasında, bedence arızaya uğradığı ve öldüğü hususu gözetildiğinde, olayın iş kazası olduğunun kabulü gerekirken aksi düşünce ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müteveffanın hem şahsi işlerinde hem de işyerine ait işlerde kullandığı aracın muayene gününde işyerine ait servis fişlerini alarak aracı muayeneye götürüp muayene sırasında kalp krizi sonucu vefat etmesinden ibaret olayın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesine göre iş kazası olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, müteveffa …’ın 28.03.2019 tarihinde yaşadığı olayın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesine göre; iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili; olayın iş kazası olmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili; davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dosya kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.