YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4281
KARAR NO : 2023/4259
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü
Taraflar arasında … 20. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 21.Hukuk Dairesince (Kapatılan) Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalılar ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eczanede tezgahtar olan müvekkilinin, 13.12.2013 tarihinde işyerine gireceği sırada kapı önündeki buzlanma sebebiyle düşerek yaralandığını, davalı Kuruma başvuruda bulunmalarına rağmen söz konusu olayın iş kazası kabul edilmediğini, geçici işgörezlik ödemesi yapılmadığını belirterek olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli ve 2016/18-2018/35 Esas ve Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının yaralanmasına neden olan ve 13.12.2013 tarihinde çalıştığı işyerinde gerçekleşen kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13/a maddesi gereği iş kazası olduğunun ve bu nedenle davalı Kurumca davacının iş göremezlik oranının belirlenmesine ilişkin işlemlerin yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2019/2103 E., 2019/2018 K. no lu kararıyla “Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle; davacının başvurusunun 30.12.2015 tarihli kurum cevabi yazısı ile reddedilmesi karşısında kuruma başvuru şartının yerine getirilmesi, tanık anlatımlarına göre davacının işyerinin kapısından içeri girmeye çalışırken buzlanma sebebiyle düşmesi sonucu yaralandığı, bu haliyle olayın işyerinde gerçekleştiği, bu tespitin dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu ile de doğrulandığı” gerekçesine dayalı olarak;
2. “Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2019/4996 – 2020/1592 Esas ve Karar sayılı ilamı ile; “İş kazası tespitine ilişkin davalar, iş kazasının yaşandığı işverenliğin hak alanını da ilgilendirdiğinden davacıya, iş kazası geçirdiğini iddia ettiği işyeri sahibi işvereni davaya dahil etmek üzere önel vermek, işveren usulünce davaya dahil edildikten sonra gerekli araştırma yapmak ve sonrasıda sonucuna göre karar vermekten ibarettir” denilmek suretiyle kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapmak suretiyle davanın kabulü ile 13.12.2013 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun ve bu nedenle davalı SGK tarafından davacının iş göremezlik oranının belirlenmesine ilişkin işlemlerin yapılması gerektiğinin tespitine, şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve dahili davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yeterli ve gerekli herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davacının ileri sürdüğü iddiaları net olarak açıklığa kavuşturulmadan hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meydana gelen kaza olayının iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13 üncü maddesi
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dahili davalılar ve davalı Kurum vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki dava dosyasında; davacının Kuruma yapmış olduğu iş kazası tespiti müracaatı sonrası davalı Kurum tarafından kaza olayının iş kazası olarak kabul edilmediği, davanın 13.01.2016 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında davalı Kurum’un en son 25.09.2019 tarih ve 481 sayılı ünite kararı ile olayı iş kazası olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
3. Somut olayda, davalı Kurum tarafından yargılama esnasında kaza olayı iş kazası olarak kabul edilmekle davalı Kurum yönünden davanın konusuz kaldığı gözetilmeksizin yazıldığı şekli ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bununla birlikte davanın açılmasına Kurum sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden Kurum lehine hüküm kurulması gerekli görülmemiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Dahili davalılar vekili ile davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dahili davalılar ve davalı Kurum vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm kısmına 8 (sekiz) numaralı bent olarak ” 8- Davalı Kurum yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.