YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17941
KARAR NO : 2023/5385
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/927 E., 2020/207 K.
SUÇLAR : Suç uydurma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında suç uydurma suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kurulan beraat hükümleri kaldırılarak sanıkların suç uydurma suçundan ayrı ayrı 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, mahkûmiyet için yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması ve takdiri indirim uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık … tarafından şikayet başvurusunda bulunulmadığı için suçun unsurlarının oluşmadığına, her iki sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, sanıkların kendileri tarafından düzenlenerek üçüncü şahıslara verdikleri çekler hakkında hırsızlık yapıldığı yönünde gerçeğe aykırı suç duyurusunda bulundukları ve bu şekilde borçlarından kurtulmayı amaçladıkları iddiasına ilişkindir.
2. İlk Derece Mahkemesince sanıkların cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı, şüpheden uzak delil bulunmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların çalındığını iddia ettiği çeklerde sanık …’nun imzasının bulunduğu, bu çeklerin bir kısmının karşılıksız olması nedeniyle bir kısmının ise çalıntı iddiası olması nedeniyle bankalar tarafından ödenmediği, 354033 no’lu çek arkasında sanık …’nun imzasının bulunduğu, ödenmemesi nedeniyle alacaklı tarafından icra takibine konu edildiği, 35407 no’lu çekle ilgili katılan …’ın beyanında çeki sanık … ‘dan aldığını ve …. Şirketine ciro ettiğini beyan ettiği, … İnşaat Şirketi yetkilisinin alınan beyanında, bu çeki … Şirketinden alarak takasa koyduğunu beyan ettiği, olay yeri görgü ve tespit tutanağında araçta herhangi bir hasar bulunmadığının tespit edildiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çalınmadığını bildikleri suça konu çekleri çalındığı yönünde ihbarda bulunarak atılı suçu işledikleri kanaati ile oy çokluğuyla mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamı incelendiğinde, sanık … kolluk birimlerine 27.07.2015 tarihinde yaptığı müracaatta, sanık … adına kayıtlı araç ile yolda seyir halinde iken Arapça harfler yazılı plakalı bir aracın önünde durduğunu, içinden inen şalvarlı, esmer bir şahsın arabanın sağ kapısının camını kırarak koltuk üzerinde bulunan evrak çantası ve diz üstü bilgisayarını çaldığını, kredi kartları, kimlik kartı, miktar ve seri numaralarını şuan bildiremeyeceği müşteri çek ve senetleri, çek koçanları, tahsilat makbuzları, şirket kaşesinin çalındığını, kredi kartlarını kapattırdığını beyanla aracına zarar veren ve çantasını alan kişiden şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Sanıklar … ve … vekili tarafından 04.08.2015 tarihli dilekçe ile hırsızlık şikayeti tekrar edilmekle birlikte, evrak çantası içinde bulunan bir kısım boş çek koçanları ile sanıkların hamili olduğu çeklerin miktar ve seri numaralarının bildirildiği görülmüştür.
27.07.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda, hırsızlık olayının gerçekleştiği iddia olunan …… plakalı aracın sağ ön kapısının camının kırık, kırık camların iç kısımda yerde, oto içinde teybin üzerine olduğu; aynı tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında ise, polis merkezi önünde bulunan araçta müşteki şahıs ile birlikte yapılan gözlemde, araç çevresinde herhangi bir hasar, ezik ve çiziğe rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Çalındığı iddia olunan çeklerle ilgili bu çek bedellerinin ödenmemesi hususunda savcılık tarafından bankalara yazılar yazılmış, çalıntı olduğu iddia edilen çeklerin bankalara ibrazı üzerine bankalar tarafından ödeme yapılmayarak çek asıllarının dava dosyasına gönderildiği görülmüştür.
Suça konu çeklerle ilgili bankaya yazılan yazılar üzerine, … Hazır Beton A.Ş. dava dosyasına sunduğu dilekçede, sanıkların çalındığını iddia ettiği çeklerin bir kısmı ile ilgili şikayet tarihinden önce icra takibine başladıklarını, bir kısım çeklerin ise şikayet tarihinden önce tahsil edildiği, sanıkların haciz işlemlerini engellemek için şikayette bulunduklarını, bu nedenle suç uydurma suçundan haklarında işlem yapılmasını talep etmiştir.
… Hazır Beton A.Ş. tarafından sunulan dilekçede ise, banka tarafından el konulan çeki … Yapı A.Ş.’den ciro yoluyla devraldıklarını, çekin tahsilini engellemek ve zaman kazanmak için hırsızlık ihbarında bulunduklarını, sanık …’nun bir başka çek ile ilgili de bu şekilde kaybolduğuna dair dava açtığını beyanla tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Sanıklar … ve … dava dosyasında bulunan ve kendi imzalarını içeren çeklerle ilgili 13.11.2015 tarihinde alınan ifadelerinde, bu çeklerin çalıntı olduğunu, kendileri tarafından düzenlenmediğini beyan etmişlerdir.
Sanık … 31.08.2015 tarihli dilekçesinde, olay günü yaşanan olayın vehameti ve telaşı üzerine, çalınan çeklerin müşterilere verilen çeklerden olup olmadığının yeterli biçimde araştırılamadığını, Finansbank ve Denizbank’a ait dilekçede belirtilen numaralı çeklerin çalıntı olmadığını ve bu çeklerle ilgili şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Dava dosyasında bulunan Adli Tıp ve Grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda; çalıntı olduğu iddia edilen çeklerden Finansbank Firuzköy şubesine ait 354… no’lu çekin ön yüzündeki yazıların sanık …’a ait olduğu, imzanın ise sanık …’ya ait olmadığı, incelemeye konu diğer iki çekteki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dava dosyası içeriği ve incelenen delillere göre, sanık …’ın araç içinden hırsızlık yapıldığı iddiası ile kolluk birimlerine müracaatta bulunduğu, ilk beyanında çalınan çeklerin numaralarına ait bilgi vermediği, daha sonradan vekili aracılığı ile sunduğu dilekçede çek bilgilerinin verildiği, soruşturma sırasında verilen 31.08.2015 tarihli dilekçe ile bir kısım çeklerin müşterilere verilen çeklerden olduğunu ve bu çekler yönünden şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, şikayete konu edilen çeklerden bir kısmının alacaklılar tarafından tahsil edildiği, bir kısmının karşılıksız çıkarak icra dosyalarına konu edildiği, sanıkların boş olarak çalındığını iddia ettiği çeklerden bir kısmının üzerindeki yazıların sanık …’a ait olduğu, hırsızlık soruşturması sonucunda çeklerin hamilleri olan … Yapı Hazır Beton, … Hazır Beton A.Ş…’nin aralarında bulunduğu toplam 8 şüpheli hakkında atılı suçu işlemediklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığı kararları verildiği, sanıkların ticari ilişki içerisinde oldukları kişilere verdikleri çeklerin tamamının araç içinde evrak çantasında bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava dosyasına getirilen icra takip dosyaları incelendiğinde, sanıklar hakkında çok sayıda icra takip işlemi yapıldığının anlaşıldığı, sanıkların hırsızlık suçunun gerçekte işlenmediğini bildiği halde icra takibine konu edilen çeklere ait borçlardan kurtulmak veya tahsilini geciktirmek amacıyla gerçeğe aykırı biçimde suç duyurusunda bulundukları, sanıkların kendileri tarafından düzenlenen çeklerin kimlerin elinde olduğunu, dolayısıyla hangi şahıslar hakkında hırsızlık suçundan işlem yapılacağını bilecek durumda oldukları ve eylemlerinin iftira suçunu oluşturduğu dikkate alınmadan suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.