Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1809 E. 2023/2786 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1809
KARAR NO : 2023/2786
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesatın tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların müşterek malik olduğu dava konusu taşınmazlar hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu açıklayarak taşınmazlar üzerindeki muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.

2. Davalılardan … duruşmadaki beyanında; davaya konu evi …’in yaptığını, …’den de mirasçılarına kaldığını, davacıyı tanımadığını, bu evi …’in çocuklarının tamir ettirdiğini, fındık ve çayların da …’in eşi tarafından dikildiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla (özetle);
1. Dava konusu 750 ada 159 parsel sayılı taşınmazın tarla ve ahşap ev vasfı ile 16.03.1981 tarihinde tespit görüp kadastro tutanağının itiraz edilmeksizin 28.07.1981 tarihinde kesinleştiği,

2. Çekişme konusu evin tespit tarihinden önce yapıldığı, davacının birden fazla kez tadilat yaptırdığı ve tadilatın muhdesat meydana getirme sayılmayacağı,

3. Kadastro tespitinden önce yapılan dava konusu muhdesat ile ilgili kadastro tutanağının 28.07.1981 yılında kesinleşmesinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği,

4. Davalı gösterilen …’ın tapu maliki ve/veya mirasçı olmadığı,

5. Niza konusu 750 ada 159 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 840 adet fındık ağacı ve 1.200 adet çay fidesi ile 750 ada 170 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 11.195 adet çay fidesinin davacı tarafından dikildiği,

6. Dava konusu 750 ada 110 ve 171 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespite esas muhdesat bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, dava konusu 750 ada 159 parsel üzerinde bulunan tapuda ahşap ev olarak görünen bodrum ve zemin kattan oluşan ahşap/kargir binaya ilişkin talebin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle usulden reddine, 750 ada 159 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 840 adet fındık ağacı ve 1.200 adet çay fidesinin davacı tarafından tarafından dikildiğinin tespitine, 750 ada 170 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 11.195 adet çay fidesinin davacı tarafından tarafından dikildiğinin tespitine, 750 ada 110 ve 171 parsel sayılı taşınmazlar yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili özetle; dava konusu parseldeki evin müvekkili tarafından harap halde iken yeniden yapıldığını, söz konusu masrafların müvekkili tarafından karşılandığını, davalıların bu hususu kabul edip itiraz etmediklerini, mahkemenin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle ev bakımından davayı reddetmesini kabul etmediklerini, söz konusu olayda herhangi bir sürenin geçmediğini ve gerekçeli kararın 2 numaralı benti yönünden hükmü kısmen istinaf ettiklerini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…dava konusu Trabzon İli, …. İlçesi, ….. Mahallesi’nde kain 750 ada 159 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tapuda ahşap ev olarak görünen bodrum ve zemin kattan oluşan ahşap/kargir bina niteliği ile tapulama yoluyla 16/03/1981 tarihinde tutanağa yazıldığı, kadastro tutanağının itiraz edilmeksizin 28/07/1981 yılında kesinleştiği, tapu kaydının bu şekilde 285 parsel olarak oluştuğu, daha sonra bu parselin yenileme ile 750 ada 159 parsel olduğu, inşaat bilirkişi raporundan binanın yaklaşık 60-70 yıl önce inşa edildiği, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarınında bu hususu doğruladığı, somut olayda bu taşınmazın askı ilan tutanağının 28/07/1981 yılında kesinleşmesinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığından taşınmaz üzerinde bulunan ev ile ilgili davacının talebinin hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle usulden reddine dair verilen karar yerinde olduğu…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamı ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere benzer sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığını belirtilerek hükmün bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684., 718., 724., 728., 729. ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,

3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 ve 19 uncu maddeleri,

4. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 60 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.