YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1191
KARAR NO : 2023/1776
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 17. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki aidiyetin tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; 1983’ten bu yana sigorta girişinin başladığı, emeklilik prim ve günlerini doldurduğunu ancak SGK’nın yaptığı yanlışlık sebebi ile emekli olamadığını ve sigorta işlemlerinde sorun yaşadığını, SGK’nın yaptığı yanlışlık sebebiyle çalıştığını ancak çalışmalarının … isimli tanımadığı birisinde gözüktüğünü, sigorta hizmet tespitinin yapılmasını ve … adına yatırılmış olan prim kaydının kendisi adına geçirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın aidiyet davası olduğu dikkate alınması gerektiğini, yapılacak inceleme ve araştırmada kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
2.Dahili davalı … talimat ile alınan beyanında; 1990/1.ay – 1995/12.ay tarihleri arasında … ilinde çalışmadığını ve … ilinde de bulunmadığını, 1990-1992 yılları arasında Bilecik ve …’de askerliğini yaptığını, askerden geldikten sonra da … ‘te 1992-1994 yılları arasında Türkiye Gazetesi’nde dağıtıcı olarak çalıştığını, daha sonra da herhangi bir sigortası olmadan 1996 yılına kadar özel çalıştığını, 1996 yılından sonra da …’da belediyenin yan kuruluşu olan Belde A.Ş. şirketinde çalışmaya başladığını, davacıyı tanımadığını, davacı ile herhangi bir iş yerinde birlikte çalışmalarının olmadığını, kurum tarafından nasıl bu şekilde yanlışlık yapıldığını bilmediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aidiyeti talep edilen hizmetler yönünden dahili davalının iddiasının olmadığı, hizmetlerin geçtiği iş yerlerinde veya ilde çalışmasının bulunmadığı, dava konusu hizmet dönemleri dikkate alınarak resen dinlenen tanıkların davacının çalışmasını teyid ettiği anlaşıldığından dava konusu hizmetlerin davacıya ait olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile; dahili davalı …’ın sigorta kayıtlarında görünen;
1990/02. dönem 42 gün,
1990/03. dönemde 120 gün,
1991/1-2-3. dönemlerde her bir dönem için 120’şer gün,
1992/1-2-3. dönemlerde her bir dönem için 120’şer gün,
1993/1. ve 3. dönemlerde her bir dönem için 120’şer gün,
1994/1-2-3. dönemlerde her bir dönem için 120’şer gün
ve 1995/l. dönemde 109 gün sigortalı çalışmanın ve 1995/01. dönem 12 gün, 1995/02. dönem 120 gün sigortalı çalışmanın 15249872 sigorta sicil numaralı davacı …’e ait olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; salt dahili davalının beyanının davanın kabulü için yeterli olmadığını, yeteri kadar bordro tanığının dinlenmesi gerektiğini, nüfus kayıtlarının getirtilerek, imza ve resim incelemesi yaptırılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aidiyeti talep edilen hizmetler yönünden dahili davalının beyanı, esen dinlenen tanıkların davacının çalışmasını teyit etmesi, davanın kabulüne dair kararla ilgili olarak; İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aidiyetin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79.uncu maddesi hükümleridir.
2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 inci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesidir. Anılan Kanun’un 6 ıncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduklarından özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, çalışmanın geçtiği iddia olunan işyerinde çalışan diğer bordro tanıklarının çalışmayı doğrulaması, dahili davalı … ilinde bulunmadığını ve çalışmadığını beyan etmesi, getirtilen Kurum kayıtlarına göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.