YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1598
KARAR NO : 2023/2859
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki kamu haciz şerhinin terkini ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin …. ilçesi, ….. Mevkii 3156 parsel sayılı taşınmazı, 19.02.2008 tarihinde 107 yevmiyeli satış işlemi ile satın aldığını, dava konusu taşınmaz üzerine Tuzlukçu Tapu Müdürlüğü’nün 26.04.2005 tarihli ve 358 sayılı yazısı ile amme haciz şerhi konulması istenilmiş 27.04.2005 tarih ve 475 sayılı yevmiye işlemi ile amme haciz şerhi konulduğunu, taşınmazın müvekkiline amme haciz şerhi ile satıldığını, sonrasında Tapu Kütüğü’nün beyanlar hanesine “Amme Hacizli Satış Yapıldığından inceleme yapılacaktır” şerhi düşüldüğünü, Tuzlukçu Tapu Müdürlüğü’nün 19.02.2008 tarih ve ….. yevmiye No.lu resmi senedinde, herhangi bir şekilde amme haczi bahsi geçmediğini, satış işlemi esnasında müvekkilinin ve satıcı eski malikin bu durumdan haberi olmayıp, tapu kayıtlarına iyi niyetle güvenerek taşınmazı iktisap ettiğini, müvekkilinin, söz konusu amme haczi nedeniyle kredi çekemediğini, tapuda yapılan bu usulsüz işlemler dolayısı ile müvekkilinin karşı karşıya kaldığı ipotekler ve hacizler dolayısıyla müvekkilinin kredi notunun da düştüğünü, tapuda yapılan bu işlem nedeni ile işlemi yapan tapu memurları hakkında idari soruşturma başlatıldığını, ilgili işlem sırasında tapu kaydında, amme haczinin gösterilmemesi ve yapılan resmi senette amme haczinin belirtilmemesi tapu memurunun ve dolayısıyla tapu memurunun hatalı işleminden dolayı devletin sorumluluğunu doğurduğunu belirterek müvekkilinin uğramış olduğu 5.000,00 TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere tapuda yapılan ilk satış tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte Maliye Hazinesinden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinden; taşınmazın …. Merkezinde 2016 yılında yapılan 22/A Kadastro çalışması ile Yukarı Mahalle 489 ada 15 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde Tuzlukçu Mal Müdürlüğü’nün işlemi yapılmış olup maliki ….. oğlu ….. tarafından 19.02.2008 tarih ve …. yevmiye ile ….. oğlu …’e kamu hacizli olarak satış işlemi gerçekleştirildiğini, ilgili kurumlarla gerekli yazışmalar yapılarak herhangi bir sonuç alınmadığı için konulan hacizin kaldırılamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazı satın alırken taşınmaz üzerindeki hacizlerden haberdar olmadığı ve iyiniyetle herhangi bir şerh ve beyan yükümlülüğü bulunmadan taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle dava konusu taşınmaza 15.10.2010 tarihinde 1909 yevmiye no ile “kamu hacizli satış yapıldığından inceleme var” şeklinde konulan şerhin (beyan) iptaline ve tapu kaydından terkinine, davacının haksız şerhin meydana getirdiği zararı somut bir şekilde ispatlayamamış olması ve bu talebini ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tapu Kütüğü’ne konulan şerhin tapu memurunun hatası sonucunda konulmadığını, tapuya konulan şerhin Tuzlukçu Mal Müdürlüğü’nün yazısı üzerine konulduğunu, bu sebeplerle ortada yanlış veya hatalı işlemin olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satışı yapılan hisse üzerine ….’in borcundan dolayı Tuzlukçu Mal Müdürlüğü’nün talebine istinaden 27.04.2005 tarihinde 475 yevmiye no ile kamu haczinin işlendiği, kimin ve nasıl olduğu anlaşılmayan şekilde söz konusu haciz şerhinin üzerinin kırmızı kalem ile çizildiği, 19.02.2008 tarihinde gerçekleşen satış sırasında ise resmi satış senedinin ilgili sütunun boş olduğu ve bu şekliyle davacıya satışın yapıldığı, dava tarihine kadar da haciz ile ilgili hisse üzerinde bir işlemin yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1023 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.