YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1600
KARAR NO : 2023/2860
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … Belediyesi’nden 07.11.1988 tarihinde tapu tahsis belgesi aldığını, arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, ıslah imar planlarının yapıldığını, taşınmazın imar uygulamasından sonra tapu tahsis belgesinin müvekkili adına tapuya dönüştürülmesi gerekirken davalı ile Maliye Hazinesi arasındaki ihtilaf nedeniyle 1993 yılında Aksaray Belediyesi’nin ilgili yerlerin Hazine adına tesciline muvafakat verdiğini ve ilgili yerlerin Hazine adına devredildiğini ileri sürerek müvekkiline tapu tahsis belgesi verilen Aksaray ili, …. Mahallesi 7382 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 400 metre karelik taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline mahkeme aksi kanaate olacak olursa müvekkiline tahsis edilen taşınmazın bugünkü değerinin tespit edilerek 10.000,00 TL işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın herhangi bir tapu tahsis belgesine dayansa dahi mülkiyet hakkının Hazine adına tescil olunduğunu, bu nedenle davacının taşınmazının yalnızca zilyetlik ile kendi adına tescilini talep etme hakkının olmadığını, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak şubesince yapılan tespitte de taşınmazın üzerinde bina olmadığı boş olduğu ve kullanılmadığı bu nedenle zilyetlik şartı da taşımayacağının da aşikar olduğunu, davacının Aksaray’da dahi ikamet etmediğini, davacının söz konusu parselin mülkiyetini Yargıtay Genel Kurulunun 1996 tarihli kararındaki şartların tamamının gerçekleşmesi durumunda kazanacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesine ait olduğunun açıkça belirtildiğini, ıslah imar planı yapılmış veya yapılacak bölgelerde tapu tashih belgesi verilen Hazine arsası ve arazilerinin iktisap tarihine bakılmaksızın aynı amaçta kullanılmak üzere ilgili belediyelere devredildiğini, müvekkili belediye tarafından davacının müracaatı sonrasında davacının talep ettiği dava konusu taşınmazla ilgili olarak tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi için belediyeye devri için davalı kuruma müracaat edilerek talepte bulunulduğunu, bu taleplerinin davalı kurumca reddedildiğini, davalı Hazinenin dava konusu taşınmazı mera vasfında olduğu gerekçesi ile belediyeye devrine izin vermediğini, davacının talep ettiği kısmın taşınmazdan ifrazının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın müvekkili Aksaray Belediyesi yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı … Belediyesi’nden tapu tahsis belgesi aldığı, arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, ıslah imar planlarının yapıldığı, dava konusu yer ile tahsise konu yerin aynı olduğu, yukarıda açıklanan şartların gerçekleştiği, taşınmazın mera vasfından çıkartıldığı, mera vasfının değiştirilerek arsa vasfıyla davalı adına tescil edilen taşınmazın evveliyatının mera olmasının davacının tapu tahsis belgesine dayalı olarak hak sahibi olmasına engel bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, tahsis işleminin belediye tarafından yapılması sebebi ile Aksaray Belediye Başkanlığının yasal hasım olduğu, tahsise dayalı davalarda hak düşürücü sürenin sözkonusu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile; taşınmazın Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan hisseden 260/432 payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan 172/432 hissenin Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; zilyetliğin mülkiyete karine olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyeceğini ve ilgilisine kişisel hak sağlayacağını ve nizasız ve fasılasız olması gerektiğini, söz konusu taşınmazın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 715 inci maddesine ve mera kanununa tabi olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, tapu tahsis belgesinin ilgilisine sadece şahsi hak sağladığından ve Yargıtay, Danıştay içtihatlarında gerekli tüm şartları taşıması gerektiğinden, bu belgeye dayanılarak dava konusu mera vasıflı taşınmaz için iptal ve tescil kararı verilemeyeceğini, yerel mahkemenin yetersiz teknik bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince toplanan delillerden; davacıya verilmiş olan tapu tahsis belgesinin hukuken geçerliliğini koruduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı yapıldığı, dava konusu taşınmaz imar planında konut alanında kaldığı, tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olduğu ve taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı, taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı ve düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, tapu tahsis belgesine dayanılarak taşınmazın hak sahibi adına tescili için gerekli koşulların oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; taşınmazın Yargıtay kararlarında açıklanan tüm şartları taşımadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14- 763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18 inci maddesinin maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18 inci maddesinin b ve c alt bentleri maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.