YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2072
KARAR NO : 2023/2863
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde mülkiyeti davalı Hazine adına kayıtlı 191 ada 286 parsel sayılı 9295 m² miktarlı taşınmazda davacı tarafından yapılan bina için 2981/3290 sayılı Kanun’a göre tapu tahsis belgesi verildiğini, ıslah imar uygulaması sonucu taşınmazın konut alanında kaldığını, 716 ada 2 No.lu parsel olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı babası …’den devraldığını, 1983 yılından beri davacı ve babası tarafından kullanıldığını, tapu tahsis belgesinin bedelinin ödendiğini davacıya başka yerden herhangi bir tahsis yapılmadığını, dava konusu yerin kamu hizmetine de ayrılmadığını belirterek 716 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; değerin düşük gösterildiğini, dava konusu taşınmazın imar planında konut alanı olarak gösterilmiş olmasının imar ıslah çalışmalarının tamamlandığı anlamını taşımayacağını, binaya yasal nitelik kazandırmayacağını öncelikle taşınmazın imar hükümlerine göre hukuki niteliğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2012/195 Esas, 2015/218 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 14/05/2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 26.04.2018 tarih ve 2015/13534 Esas, 2018/3356 Karar sayılı ilamında; dosyada mevcut Datça Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 11.11.2014 tarih, 6550 sayılı yazısında dava konusu İskele Mahallesi, 716 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi uygulamasının ve 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah imar planlarının yapılmadığı, davacı …’a dava konusu parsel dışında başka bir taşınmazın tahsis edilmediği, parselin oluşturulması sırasında 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Kanun ile değişik 2981 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin b ve c bentleri uyarınca düzenleme ortaklık payının kesilmediğinin bildirildiği, davanın ancak tapu tahsis belgeli taşınmazın bulunduğu yerde imar-ıslah uygulaması yapıldıktan ve yukarıda sayılan ilkelere göre gerekli diğer şartlar oluştuktan sonra kabul edilebileceği, yasal şartlar oluşmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, reddi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 30.04.2019 tarih ve 2018/4790 Esas, 2019/3852 Karar sayılı ilamında; Datça Belediyesinin 11.11.2014 havale tarihli yazısı ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazda ıslah imar planı yapılmadığı belirtilmiş ise de; Datça Kaymakamlığı Mal Müdürlüğüne ait 16.08.2005 tarihli yazıda …. Mahallesi, …. Ilıca Mevkiinde bulunan mülkiyeti Hazine’ye ait 191 ada 286 parsel No.lu ve 400 m² yüzölçümlü taşınmaz malın 2981 sayılı Kanun amaçlarında kulanılmak üzere Datça Belediyesine devri için halihazır 1/1000 ölçekli onaylı imar planının ıslah imar planı olarak kabul edildiğine ilişkin belediye başkanlığı yazısının ekte sunulduğu belirtildiğinden, belediye ve Hazine’ye ait yazılar arasında mübayenet bulunduğu anlaşılmış olup, mübayeneti gidermek üzere ilgili Belediyeden sorularak ıslah imar planı yapılıp yapılmadığının net olarak tespiti, elde edilen sonuca göre karar verilmesi gerektiği açıklanmış, karar düzeltme isteminin kabulü ile 26.04.2018 tarih ve 2015/13534 Esas, 2018/3356 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacının dava konusu (716 ada 2 parsel) taşınmazın bulunduğu bölgede ıslah imar planının yapılıp yapılmadığını sorması üzerine Datça Belediyesinin vermiş olduğu 13.04.2020 tarihli cevap yazısının iptaline ilişkin Muğla İdare Mahkemesinde dava açtığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’u 14 üncü maddesinin 3 üncü bendinin (d) alt bendi uyarınca iptali talep edilen işlem kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olmadığından dava sonucunun beklenilmesinin yargılama sonucunu etkilemeyeceği açıklanmıştır.
2. Mahkeme, idarenin ıslah imar planı yapmaya zorlanamayacağı gibi, İdare Mahkemesince 07.07.2005 tarihli Belediye Meclis Kararının ıslah imar planı olarak kabulüne, tespitine yahut lanse edilmesine dair bir karar da verilemeyeceği izah edilmiştir.
3. Kararda, bozma sonrası ilgili Belediye’ye yazılan müzekkere cevabı, ıslah planı yapılmamıştır olarak değerlendirildiğinden yasal şartlarının tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Muğla İdare Mahkemesinde açtıkları davanın beklenmesi gerektiğini, kısa karar ve gerekçeli kararı çelişkili olduğunu, ıslah imar planının yapıldığını, belediyenin davacının hakkını kabul ederek 400,00 m²’lik tapu tahsis belgesine istinaden tapuya tescil kararı da verdiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.