YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2216
KARAR NO : 2023/2964
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde aralıksız bir şekilde 01.05.2009 tarihinden 31.12.2014 tarihine kadar çalıştığını beyanla, müvekkilinin belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 01.05.2009 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait iş yerinde çalışmasının toplam bir hafta olup bu süre sonunda davacının iki sefer cezaevine girdiğini, davacının hangi tarihler arasında cezaevine girdiğinin sorularak tespit edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi bir çalışmasının söz konusu olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunarak, davacının hizmetinin bir hafta kadar olup aralıksız çalışmasının mümkün olmadığını, davasını resmi belgelerle ispatlaması gerektiğini, sırf tanık beyanı ile ispatının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı tanıklarının davacının iddiasını doğrulayan beyanları ve davacı tanık beyanları dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak davacının tespitini talep ettiği yıllara ilişkin ceza evinde bulunduğu 09.02.2008-20.04.2009 tarihleri ve 23.10.2012-16.01.2013 tarihleri dışlanarak davacının 01.05.2009-22.10.2012 ve 17.01.2013-31.12.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 01.05.2009 – 22.10.2012 tarihleri arasında çalıştığına ilişkin ne tanık beyanı ne de yazılı delil bulunmamasına rağmen yerel mahkemece davacının müvekkil şirkette çalıştığının tespitine karar vermesinin hatalı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; bordro ve komşu işyeri tanıklarının dinlenilmesinin zorunlu olduğunu, ilk derece mahkemesinin sadece bir tane bordro tanığı dinleyerek hüküm kurduğunu, bu nedenle maddi gerçeğe ulaşılamadığını, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince bu hususlar göz ardı edilerek, sadece davacı tanık beyanları doğrultusunda hüküm kurulduğunu beyanla, müvekkil Kurum sıfatının fer’i müdahil olarak değiştirilerek İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “bordro tanığı …’ın samimi ve aydınlatıcı beyanı ile 23.10.2012-16.01.2013 tarihleri arasında cezaevinde olduğuna dair bilgiler gözetildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, 01.05.2009-22.10.2012 ve 17.01.2013-31.12.2014 tarihleri arasında çalıştığını tespit ederek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu” gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili; kesintisiz çalışmanın deri sanayindeki çalışma usullerine göre mümkün bulunmadığını, davacının cezaevine giriş çıkışlarının dikkate alınmadığını, tanık anlatımları ile davacının davasını ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili; sadece tanık beyanlarına itibar edilmesinin yerinde olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı işveren yanında 01.05.2009-31.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2) Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, mahkemece dinlenen tanık anlatımların da yapılan işin sezonluk olduğu yönünde beyanların olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, yaz sezonunda çalışma yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, sezonluk olup olmadığına ilişkin, ilgili odalardan konu ile ilgili bilgi alınmalı, çalışmanın sezonluk iş olup olmadığı yönünden davalı işveren yanında kesintisiz çalışmaları bulunan ve dinlenilmeyen bordro tanıklar tespit edilerek bunlar dinlenilmeli, varsa komşu işyeri tanıklarının da tespiti yapılarak dinlenilmeli, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.