YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12901
KARAR NO : 2023/3752
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2011/34 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2011/34 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2017/14865 Esas, 2018/11126 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığın savunmasının istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi, yüzde sabit iz hususunda yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, gerekçede çelişki yaratılması, kabule göre de hesap hatası yapılarak sanık hakkında eksik ceza tayini ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2018/339 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik incelemeye, meşru savunmaya, su terazisinin silah olarak kabul edilmesinin hatalı olduğuna, sanığın yaralama kastının bulunmadığına, suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi ve müştekinin şikayetinin bulunmaması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, dava zamanaşımının gerçekleştiğine, haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın aynı inşaatta işçi olarak çalıştıkları, olay günü taraflar arasında ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin kesin olarak tespit edilmediği bir tartışmanın yaşandığı, tartışma sırasında sanığın, saldırı ve savunmaya elverişli bir alet olan su terazisi ile katılanın yüzüne ve kafasına vurarak katılanı yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen;
a. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun, 29.01.2021 tarihli ve 1713 sayılı;
“…Yaygın yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının; 1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, 2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI, 3) Vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı, 4) Yaralanmasının yüzde sabit iz ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda görüş isteniyorsa kişinin muayene olmak üzere Kurulumuza gönderilmesi gerektiği…”,
b. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 02.03.2020 tarihli ve 2020/2646 sayılı;
“…Şubemizde yapılan muayenesinde; frontal sağda yatay olarak 6,5×0,3 cm lik nedbe olduğu saptandığına göre; SONUÇ: Mevcut tıbbi belgeye ve muayenesine nazaran meydana geldiği bildirilen yaralanmasının; Yüzünde sabit iz niteliğinde OLDUĞU…”
Görüşlerini içeren raporları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunması, katılanın ve tanıkların beyanları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle infazın 1 yıl 13 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde “…1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
2. Sanık müdafiinin; eksik incelemeye, meşru savunmaya, su terazisinin silah olarak kabul edilmesinin hatalı olduğuna, sanığın yaralama kastının bulunmadığına, suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi ve müştekinin şikayetinin bulunmaması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, dava zamanaşımının gerçekleştiğine, haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, katılanın beyanı ile uyumlu adli rapor içerikleri ve sanığın ikrarı ile eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçta kullanılan, saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli mahiyette bulunan su terazisinin 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silahtan sayılmasında isabetsizlik bulunmadığı, katılanın şikayetçi olup, davaya katılmak istediği ve 05.12.2019 tarihli celsede kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildiği, şikayetten vazgeçme beyanının bulunmadığı, ayrıca sanığın eylemine uyan suçun şikayete de tabi olmadığı, sanığın eylemine uyan suç için 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin inceleme tarihi itibarıyla gerçekleşmediği, Mahkemece taraflar arasında yaşanan tartışma ve kavga olayında ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinde düzenlenen meşru savunma koşullarının oluşmadığı,
sanık lehine bu sebeple 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı, ayrıca sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı, sanık lehine uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 325 … birinci fıkrası uyarınca yargılama giderlerinin sanıktan tahsilinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2018/339 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılan paragrafın hükümden tamamen çıkartılması, yerine “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak infazına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.