YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14956
KARAR NO : 2023/3712
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Düşme
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Çocuk Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 25 … maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. … 2. Çocuk Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2016/5642 Esas, 2016/20529 Karar sayılı ilâmı ile suça sürüklenen çocuk …’ın 09.10.2013 tarihli duruşmada kendisine hakaret etmesi üzerine katılana vurduğunu ifade ettiği, suça sürüklenen çocuk … ‘in de aynı duruşmada katılan kendisine vurunca ona vurduğunu ifade ettiği, suça sürüklenen çocuk …’ın aynı duruşmada katılanın kendisinin boğazını sıktığını ve hakaret etmesi üzerine suça sürüklenen çocuk …’ın ona yumruk vurduğunu ifade ettiği, suça sürüklenen çocuk …’da olaydan sonra alınan doktor raporunda darp izine rastlanmış olduğu, suça sürüklenen çocukların birden fazla olmalarına karşılık katılan bir kişi olduğuna göre, suça sürüklenen çocukların haksız tahrik altında kasten yaralama suçundan sorumlu tutulmaları gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle eylemin meşru müdafaa kapsamında gerçekleştirildiği değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de hukuka uygunluk nedeni olan meşru savunma halinde, 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Çocuk Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli ve 2017/79 Esas, 2017/573 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası uyarınca 500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 3 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 22.12.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. … 2. Çocuk Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2020/290 Esas, 2021/442 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun tabi tutulduğu denetim süresi içinde 27.02.2019 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi; zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Suç tarihinde katılanın suça sürüklenen çocuğa hakaret etmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun katılana yumrukla vurarak alınan adlî rapora göre basit tıbbî müdahale ile giderilecek nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk savunması, katılan beyanı, diğer beyanlar, adlî raporlar, farik mümeyyizlik raporu, nüfus kayıtları, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
4. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 22.12.2017 tarihinde usûlüne uygun olarak kesinleştiği belirlenmiştir.
6. Suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 3 yıllık denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine dair 01.07.2020 tarihinde kesinleşen Malkara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/153 Esas, 2020/104 Karar sayılı kararı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin zamanaşımı süresinin dolmadığına yönelen temyiz sebebi yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yargılama konusu suça ilişkin olağan dava zamanaşımı süresinin 4 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, zamanaşımı kesen son neden olan suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 09.10.2013 tarihinden itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.12.2017 tarihine kadar olağan ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmesi karşısında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suç için öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü ile hakkında düşme hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Çocuk Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2020/290 Esas, 2021/442 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.