Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8681 E. 2023/3398 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8681
KARAR NO : 2023/3398
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2021 tarihli ve 2019/218 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 … maddesinin Esas No : 2022/8681

birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesi, 58 … maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2…. Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2022/223 Esas, 2022/149 Karar sayılı kararı ile katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün 5271 sayılı Kanunun 281 … maddesinin (e) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

3.Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/39 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesi, 58 … maddesi uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/2037 Esas, 2022/1976 Karar sayılı kararı ile katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının yargılama giderleri yönünden düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.08.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, meşru savunma nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, veyahut da meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının varlığına, haksız tahrikin derecesine ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, haksız tahrik şartlarının somut olayda mevcut olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Maktulün, tanıklar …, … ve … ile sanığın kardeşinin işlettiği ”Kardeşler Birahanesi” isimli iş yerine kapanış saatine yakın giderek girişe yakın bir masada oturdukları esnada yanlarına garson …’ın gelip maktulün kulağına eğilerek Mahkemece içeriği tespit edilemeyen sözler söylediği, maktulün oturduğu masadan kalkarak … ile birlikte lavabonun önüne doğru giderek konuşurlarken aniden elini beline atıp tabancasını çıkararak sürgü mekanizmasını çektiği, bu sırada tanık …’in kendisini tutmaya yönelik müdahalesi nedeniyle 2 kez yere ateş ettiği, silahın tutukluk yapmasına karşın silah sesleri duyuluncaya dek iş yerinin kasa kısmında duran sanığın maktulün bulunduğu yere gelerek peş peşe birçok defa ateş ettiği, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği, maktulün kıyafeti üzerindeki delinmelerin ikisinin yakış atış mesafesinden birinin ise yakın veya bitişik atış mesafesinden yapılmış olması ve sanığın tabancasından çıktığı sabit olan kovanların sayısı nazara alındığında; sanığın maktule her seferinde daha çok yakınlaşarak ateş edip kastının öldürmeye yönelik olduğu belirlendiğinden meşru

savunma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanığın kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, ölü muayene ve otopsi tutanağı, görüntü izleme tutanağı, adli tıp raporları, güncel nüfus ve sabıka kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının yargılama giderleri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Haksız Tahrike Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem doğru olarak belirlendiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Meşru Savunma Nedeniyle Beraat Hükmü Verilmesi Gerektiğine, veyahut da Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Şartlarının Varlığına, Haksız Tahrikin Derecesine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin, sanık tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır.
Hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunma, yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmektedir. Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda ise 5237 Sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde düzenlenen “Sınırın aşılması” söz konusu olabilmektedir. Buna göre somut olayda; maktûlün olay gecesi giydiği tişört üzerindeki dört adet delinme etrafındaki atış artıklarının incelenmesi üzerine … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen 09.07.2018 tarihli uzmanlık raporunda, bunlardan biri etrafında atış artığına rastlanmadığının, diğerleri etrafındaki atış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre atışlardan ikisinin yakın atış mesafesinden, birinin ise yakın veya bitişik atış mesafesinden yapıldığının tespit edilmiş olmasına, … Adlî Tıp Grup Başkanılığı’nca 10.08.2018 tarihinde düzenlenen otopsi raporunda ateşli silâh yaralarının mevcut özelliklerine göre atışın bitişik veya bitişiğe yakın atış mesafesinden yapılmış olduğu şeklinde tespite yer verilmiş olmasına göre, sanığın, olay anında maktûle gitgide yaklaşarak ve her seferinde daha yakın mesafeden ateş ettiğinin sabit olduğu, buna karşılık sanık somut olayda kendisi veya üçüncü kişiler lehine meşru savunma koşullarının bulunduğunu ileri sürmüş ise de dosyada mevcut bulunan ve yukarıda izah edilen delil durumuna göre, elinde tabanca olduğu hâlde Esas No : 2022/8681

maktûlün bulunduğu yere oldukça yaklaşarak ve maktûlü hedef alarak en az üç el ateş etmesinden ve tanık … tarafından teslim edilip ve maktûle ait olduğu anlaşılan tabancanın atım yatağında kovan sıkışmış olmasından anlaşılacağı üzere, sanığın, olay yerinde başka kişilerin de bulunması nedeniyle maktûlü daha rahat hedef almak amacıyla, maktûlün tabancasının tutukluk yapması üzerine can güvenliğinden endişe de duymaksızın maktûlün bulunduğu yere kadar yaklaşıp etkili mesafeden maktûlü ölümcül bir şekilde yaraladığı, bu itibarla olayın başlangıcı itibarıyla meşru savunmanın haksız saldırıya ilişkin koşulları gerçekleşmiş olmasına rağmen, tabancası tutukluk yapan maktûlü, elindeki tabancayı caydırıcı olacak biçimde göstermek veya maktûlü hedef almayacak bir şekilde ateşleyip eyleminden vazgeçmesini sağlamak yahut en azından maktûlü ölümcül olmayan bölgelerinden yaralamak suretiyle etkisiz hâle getirmek imkânı da olduğu hâlde, maktûlden kaynaklı haksız saldırıyı o andaki hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı olmayacak biçimde bertaraf eden sanık yönünden meşru savunma hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/2037 Esas, 2022/1976 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.