YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3762
KARAR NO : 2023/5931
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili, sigortalı …’un davalı işyerinde çalışırken 21.09.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, sigortalının hak sahiplerine peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve cenaze ödeneği ödendiğini belirterek, kurum zararı 209.883,66 TL’nin şimdilik 20.000,00 TL’sinin dava konusu miktarın onay ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili, dava konusu iş kazasında işverenliğin kusurunun bulunmadığını, sigortalının kendi kusuru ile inşatta yüksekten düşerek kaza geçirdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…eldeki davanın 16.03.2021 tarihinde açıldığı, 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 09.06.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, davalı tarafça yapılan yapılandırma başvurusu kurumca kabul edilerek davalı şirkete 169.718,92 TL tutarında borç çıkartıldığı, davalı şirketçe söz konusu borcun 01.11.2021 tarihinde ödendiği anlaşılmış olup, emsal yüksek mahkeme uygulamaları da göz önünde bulundurularak davacı ve davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin, karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.” gerekçesi ile “…dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
…” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,
2. 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.