Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2801 E. 2023/3539 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2801
KARAR NO : 2023/3539
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.04.2017 tarihli ve 2017/156 Esas, 2017/321 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılanlar vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2018/2321 Esas, 2020/2103 Karar sayılı kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir

4. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/341 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suç vasfına,

B. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçun işlenmediğine, iştirak derecesine, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İnşaat Malzemesi alım satımı ile uğraşan sanık …’un ticari faaliyetleri sırasında … isimli birinden alacağını tahsil edemeyince hemşehrisi R.S.’den yardım istediği, onun da sanık …’u, maktul

… ile tanıştırdığı, sanık … ile maktulün bir süre birlikte çalıştıkları, samimiyetlerinin ilerlemesi üzerine de maktulün daveti sonucu sanık …’un maktule ait Bakırköy Osmaniye Mahallesi Kireçocağı Sokak 22/2 sayılı eve yerleştiği, sanık …’ın teyzesinin oğlu olması nedeniyle …’u görmek için bu eve ara sıra gelip gittiği, maktulün işlerinin ekseriye sanık … tarafından yürütüldüğü, ona kredi kartını kullandırdığı, 23.09.2015 tarihinde maktul …’in yatak odasında uzanmakta olduğu ve sanık …’un da oturma odasında bulunduğu bir sırada sanık …’ın eve geldiği, kapıyı …’un açtığı, …’un içtiği içkiden …’a da ikram ettiği ve bu sırada maktulün öldürülmesi konusunu açtığı, sanık …’ın bu fikre karşı koymadığı, akabinde de her ikisinin birer bıçak alarak yatak odasında uzanmış durumdaki maktulün yanına giderek, onu bıçaklamaya başladıkları, maktulün bir ara “para için yapıyorsan al paralar senin” diye bağırdığı, ancak sanıkların eylemlerine devam ettikleri, maktulden sıçrayan kanların her iki sanığın elbiselerine bulaştığı, olayda üç adet bıçak kullanıldığı, bıçaklardan birinin kabzasında maktul ile sanık …’ın DNA profillerinin bulunduğu, yine maktulün sağ işaret parmağı tırnağında sanık …’un DNA profilinin mevcut olduğu, maktulün 55 yerinden bıçaklandığı, bunlardan 15 adedinin müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, alkollü olan her iki sanığın maktulü öldürdükten sonra aynı evde geceledikleri, sabahleyin uyanınca kanlı elbiselerini değiştirip maktule ait Honda Civic Marka otomobille oradan ayrıldıkları, sanık …’ın otomobili Esenler Otogarı civarında boş bir arsaya bıraktığı ve sonrasında kaçtıkları anlaşılmıştır.

2. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 09.11.2015 tarih sayılı raporuna göre; “Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı, iç organ yaralanmaları ve kot kesileriyle birlikte gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

3. Olay yeri inceleme raporu, olay yerinden elde edilen delillere ilişkin kriminal raporlar dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Katılanlar vekili ve Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldıklarının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, Dairemizin yerleşik kararlarında canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında maktulün çok sayıda bıçak darbeleriyle öldürülmüş olması, sanıkların canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiklerine kabule yeterli bulunmadığı, sanıkların eylemlerine uygun suç

vasıflarının tayininde ve sanık …’ın eyleme aslî fail olarak katıldığının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, maktulden sanıklara yönelen haksız bir söz veya davranış bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/341 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.