Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/12651 E. 2023/3193 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12651
KARAR NO : 2023/3193
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismar
HÜKÜM : Beraat

Şikayetçi … vekilinin temyiz istemi yönünden, kayden 04.12.1994 doğumlu olup kovuşturma evresinde yirmi yedi yaş içerisinde bulunan mağdurenin, bozma ilamı sonrasında istinabe yoluyla Mahkemece alınan beyanında şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve karar tarihi itibarıyla velayet hakkı bulunmayan …’nin katılan sıfatının da sona ermesi karşısında şikayetçi … vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarih ve 2012/83 Esas, 2015/196 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 01.06.2016 tarih ve 2016/3083 Esas, 2016/5366 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma ilamı üzerine Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2021 tarih ve 2021/14 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

4. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.02.2022 tarih ve 2021/25692 Esas, 2022/774 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine mahkumiyetine karar verilmiş olması nedeni ile bozma kararı verilmiştir.

5. Bozma ilamı üzerine Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Şikayetçi … Vekili
Verilen kararın suça sürüklenen çocuğun suçu ikrar ettiğine dair soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk tarafından imzalı tutanağa aykırı olduğunu, bu nedenle kararın bozulmasını talep ettiğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Katılan Bakanlık Vekili
Dosya kapsamında mevcut olan bütün delillerin, mağdurenin soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki çelişkisiz, tutarlı ve istikrarlı beyanları ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda suçun işlendiğinin sabit olduğunu, suça sürüklenen çocuk ile arasında iftira atmayı gerektiren bir husumet bulunmayan mağdurenin tutarlı beyanlarının hükme esas alınarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; “İddia, sanık savunması, mağdur, müşteki, katılanların beyanları, tanık anlatımları, doktor raporları, Yargıtay bozma ilamı, yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizin 28/04/2021 tarihli 2021/14 esas 2021/286 karar sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, verilen karar temyiz edilmiş, kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07/02/2022 tarihli 2021/25692 esas 2022/774 karar sayılı ilamı ile bozularak dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanında, olay tarihinde mağdurenin Taşucu Beldesindeki Belediye konutlarının üstünde bulunan parkta sanık … ***’ün de bulunduğu bir arkadaş grubu ile oturdukları, mağdurenin gideceği sırada sanık …’in kendisiyle konuşacağını söyleyerek beklemesini istediği sonrasında sanık …’in yalnız kaldıklarında mağdureye kendisinden hoşlandığını ve cinsel ilişkiye girmek istediğini söylediği mağdurenin ilişkiye girmek istemediğini söylemesine rağmen sanık … ***’ün kendisi ile ilişkiye girdiğini beyanında belirttiği, mağdurenin kovuşturma aşamasında alınan beyanında sadece … ***** ile cinsel ilişkiye girdiğini sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği ancak yargıtay bozma ilamı sonrası alınan beyanında sanıkların ceza almasın diye böyle bir beyanda bulunduğunu, ilk ifadesinin geçerli olduğunu sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ederek çelişkili ve tutarsız beyanlarda bulunduğu, sanığın ise tüm aşamalarda alınan beyanlarında üzerine atılı suçu kabul etmediği gözetildiğinde mağdurenin çelişkili, tutarsız beyanlarına itibar edilmediği, 17/02/2012 tarihli yakalama tutanağında her ne kadar sanığın mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği tutanağa geçmiş ise de sanığın müdaafisi eşliğinde, usulüne uygun şekilde alınmış beyan olmaması nedeniyle hükme esas alınmamış ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi … Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Kayden 04.12.1994 doğumlu olup kovuşturma evresinde yirmi yedi yaş içerisinde bulunan mağdurenin, bozma ilamı sonrasında istinabe olunan mahkemece alınan beyanında şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve karar tarihi itibarıyla velayet hakkı sona eren annesi …’nin katılan sıfatının da sona ermesi karşısında şikayetçi … vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vekilin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir

V. KARAR
A. Şikayetçi … Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararırına yönelik şikayetçi … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.