YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12566
KARAR NO : 2023/1494
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.03.2020 tarihli ve 14-2020/23984 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın katılanın yaşında hataya düşerek reşit olduğunu düşünmesine karşın bu hatayı destekleyen deliller dikkate alınmayarak mahkemece bu hususun araştırılmaması, katılan tarafından tek bir cinsel ilişki sebebiyle şikayet hakkı kullanılmasına karşın mahkemece şikayet olmadığı dikkate alınmadan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … katılanın 2014 yılı Mayıs ve Ekim ayları arasındaki zaman dilimi içinde duygusal arkadaşlık yaptıkları ve anılan süreç içinde adı geçenlerin sanığın dayısına ait eve giderek rıza dahilinde cinsel ilişki yaşadıkları, devamında ilişkilerinin sonlanması ile katılanın 18.11.2014 günü şikayet hakkını kullandığı olayla ilgili mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın ikrar mahiyetli savunması, iddia ve tüm dosya kapsamı itibariyle eylemi sabit görülmekle, sanığın kovuşturma aşamasında katılanın yaşının küçük olduğunu bildiği yönündeki savunmasına karşın suç tarihinde on altı yaşında olduğu kabul edilen katılana dair mahkemece yapılan gözlem, ifade alma aşamasında hazır bulunan bilirkişinin katılanın yaşının gerektirdiği fiziksel gelişim içinde olduğuna dair beyanı, sanık ile katılanın altı aylık bir süre arkadaşlık ilişkisi yürütmesi ve bu süreçte katılanın görünümü, davranışları, arkadaşları ve konuşulan konulardan yaşının anlaşılabileceği gözetilerek hata hükümlerinin tatbikine yer olmadığı ile sanığın mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın kovuşturma aşamasında katılanın yaşının küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mahkemece gözlem yapılarak katılanın görünüm itibarıyla yaşının küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, sanığın katılanın yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak sanık … katılanın içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınıp, dosyadaki tüm verilerle birlikte değerlendirme yapılması gerekirken 27.04.2015 tarihli duruşmada dinlenen katılanın fiziksel görünümüne dair yapılan gözlemin duruşma tutanağına geçirilmemesine karşın gerekçeli kararda hata hükümlerinin tartışılmasında görünümüne dair gözlem yapıldığının belirtilmesi, suç tarihinde kayden on yedi yaş 3 aylık olan katılanın on altı yaş içinde olduğunun kabulü ile beyanı sırasında yaşı hususunda sanığa beyanda bulunup bulunmadığı sorulmaksızın yetersiz ve eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu sebeple tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan vekili …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair karar verilmiş olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama istemli tebliğname ile dosya Dairemize gönderildiğinde yapılan görüşme sonucunda sanık hakkında TCK’nın 30. maddesindeki katılan mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğü yönündeki Mahkemesince yapılan değerlendirmenin yeterli olmadığı, bu konuda gözlem de yapılarak TCK’nın 30. maddesinin değerlendirilmesi noktasında bozma kararı oy çokluğuyla verilmiş olup, Mahkemenin TCK’nın 30. maddesindeki hata değerlendirmesinin yeterli olduğu, verilen mahkumiyet hükmünün onanması görüşünde olduğumdan, bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Şöyle ki;
Sanık alınan savunmasında, mağdure ile 2014 yılı Mayıs ve Ekim aylarında arkadaşlık yapmış olup, bu süre içerisinde yaklaşık 6 ay kadar birlikte olduklarını, cinsel ilişkiye girdiklerini, yaşının küçük olduğunu bilmediğini ve mağdurenin eski kız arkadaşının arkadaşı olduğunu savunmuştur.
Mahkemede katılanın beyanının alınmasından sonra dinlenilen bilirkişi … … …, mağdurenin 17 yaşının içinde olup, yaşının gerektirdiği fiziksel ve ruhsal gelişim içinde olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece hata hükümlerinin tartışıldığı; suç tarihinde katılanın 16 yaşında olduğu, Mahkemece yapılan gözlem ve bilirkişi beyanlarından katılanın yaşının gerektirdiği fiziksel gelişim içinde olduğu, sanığın katılan ile 6 ay süreli arkadaşlık ilişkisi olduğu, katılanın görünümü, davranışları, arkadaşları ve konuşulan konulardan da yaşının tespit edilebileceği, sanığın “annenler seni bırakır mı?” diye sorduğuna göre yaşının küçük olduğunu düşündüğü, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarından katılanı 1 yıldır tanıdığının anlaşıldığı, dolayısıyla Mahkemece hata hükümleri sanık hakkında uygulanmamıştır.
Hata hükümlerinin değerlendirilebilmesi için sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesi veya düşürülmesi gerekmektedir.
Olayımızda; mağdurenin sanığa yaşını büyük söylediği veya büyük gösterdiği konusunda bir beyan veya delil olmadığı gibi duruşma sırasında mağdurenin beyanından sonra dinlenilen bilirkişinin mağdurenin yaşı ile uyumlu gelişim gösterdiği noktasındaki tespiti, sanık ile mağdurenin olaydan önce sanığın mağdurenin başka arkadaşlarıyla da ilişkisi olması nedeniyle yaklaşık 1 yıldır tanışıyor olmaları, son 6 aydır da birlikte oldukları, bu sürede bir çok kez cinsel birlikte oldukları, Mahkemenin sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşme doğrultusundaki değerlendirmesinin dosya kapsamıyla uyumlu olduğu sanık hakkında, hata hükümlerinin Mahkemece değerlendirildiği, verilen mahkumiyet hükmü ve Mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına, hukuka ve vicdana uygun olduğunu düşündüğümden, TCK’nın 30. maddesinden Mahkemece yapılan değerlendirmenin yetersiz olduğu konusundaki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.