YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4392
KARAR NO : 2023/1166
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 103 üncü maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; değişen kanun maddesine göre davaya üst görevli ağır ceza mahkemesine ait olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçu işlemediğine, hakkında hafifletici sebebin uygulanmamasının hatalı olduğuna, ve re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “İddia, katılan, müşteki ve tanık anlatımları ve katılan … hakkında düzenlenen ATK raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mağdur …’un müştekiler … ve …’un öz kızları olduğu, sanık …’in çöp toplama işinde çalıştığı, olay tarihinde müşteki …’nin mağdure …’yi bakkala gönderdiği, bu esnada sanığın aynı mahallede çöp topladığı, mağdure …’nin bakkala doğru yürüdüğü sırada sanığın motorsitlet ile arkasından gelerek durduğu, mağdureye önce “Baban ne iş yapıyor nerede çalışıyor” gibi sorular sorduğu, mağdurenin durmadan yürümeye devam ettiği, sanığın mağdureyi takip etmeye devam ettiği ve motorsikleti ile önünde durup “Seni annene babana götüreyim” şeklinde söz söylediği, motorsikletin direksiyon kısmını göstererek “Buraya bas” dediği bu esnada sanığın eliyle mağdurenin cinsel organına dokunarak okşadığı, mağdurenin sanığın elini ittirdiği ve eve doğru kaçtığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık atılı suçlamayı kabul etmediğini olay tarihinde çöp toplamadığını beyan etmiş ise de, mağdure …’nin duruşma esnasında sanığı kesin ve net olarak teşhis etmiş olması, yine tanık …’nün alınan yeminli beyanında olay tarihinde sanığı mahallede çöp karıştırırken gördüğüne emin olduğunu, sanığın … motorsikleti ile çöp topladığını, motorsikletin arkasında da koli gibi şeylerin olduğunu beyan ettiği nazara alındığında sanık savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildiğinden sanık savunmasına itibar edilmemiştir.
Mağdurenin mahkememizce alınan beyanında önce olayı unuttuğunu beyan ettiği, akabinde olayla ilgili açıklamada bulunduğu, önceki ifadesi okunup sorulduğunda, olanları unuttuğunu ancak huzurda bulunan sanığın cinsel organını ellediğine emin olduğunu beyan etmesi, mağdure …’un soruşturma aşamasında olayın sıcağı ile alınan ifadesinde, sanığın motorsiklet ile önünü kestiğini, ön organına dokunarak okşamak istediğini ancak şahsın elini ittirip koşarak evine gittiğini beyan etmiş ise de mahkememizce alınan ifadede sanığın cinsel organına dokunduğunu bildirdiği, yine müşteki …’un mahkememizce alınan beyanında olaydan sonra mağdure …’nin eve korku içerisinde döndüğünü, ne olduğunu sorduğunda kızının çöpü karıştıran kişinin cinsel organına dokunduğunu söylediğini, kızının özel bölgesine dokunulduğunda korktuğunu, bu sebeple dokunmadığını, kendi tuvalet temizliğini kendisinin yaptığını beyan etmesi nazara alındığında sanığın eylemini tamamladığı, cinsel istismar suçunun oluştuğu kanaatine varılmakla, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işleniş biçimi ve mağdure … hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 16.01.2015 tarihli rapor içeriğinde katılanın eylem sebebi ile ruh sağlığının etkilendiğinin tespit edilmesi nazara alınarak sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın savunmasının zorla getirme emri çıkartılarak alınmış olması, geçmişinin sabıkalı olması yine mahkememizde karara çıkmış dosyalarının varlığı nazara alınarak hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamına göre olay günü sanığın, mağdureyi yanına çağırarak eliyle cinsel organına dokunması şeklindeki fiziksel temas içeren eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı sonuç ceza miktarının değişmediği nazara alınıp, muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığa isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Mağdurenin kollukça alınan soruşturma beyanında sanığın kendisinin ön organına dokunarak organını okşamak istediği ancak kendisinin ittirdiğini beyan etmesi, mahkemece alınan beyanında ilk olarak “Sanık beni ellemedi, vücudumun herhangi bir yerine dokunmadı” şeklinde beyanda bulunduktan sonra müşteki olan annesinin ve mahkemenin yönlendirmesi üzerine sanığın kendi cinsel organına dokunduğunu belirtmesi hususu birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdureye dokunduğu hususu şüphede kaldığının anlaşıldığı, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken hükmün onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.