YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/400
KARAR NO : 2023/3774
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2013 tarihli ve 2012/83 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Bu kararın Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/8636 Esas, 2019/16853 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2020/2 Esas, 2021/596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sabit iz yönünden yeniden rapor aldırılması gerektiğine, eksik incelemeye, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanık ve mağdur arasında çıkan tartışmada, sanığın av tüfeğinin dipçik kısmı ile mağdurun alnına vurarak yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, tanık anlatımları, tutanaklar, keşif ve bilirkişi raporu, olay yeri krokisi ve fotoğrafları, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Uşak Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 16.01.2012 tarihli adlî muayene raporu ile mağdurun yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, bozma gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Adlî tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının olaydan en az altı ay sonra değerlendirilmesinin gerektiği, mağdurun mevcut raporları ile birlikte en yakın Adlî Tıp Kurumuna sevk edilerek, yüz bölgesinde tespit edilen yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılarak sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, olayın üzerinden belirtilen süre geçmeden düzenlenen adlî raporun hükme esas alınması suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olay günü mağdurun alkollü şekilde evinin karşısında bulunan sokağa gelip ailesinin de görebileceği şekilde pantolonunu indirip çişini yapmaya başlaması nedeniyle tepki gösterdiğini, mağdurun buna rağmen eylemine devam ettiğini iddia etmesi, mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen 05.04.2013 tarihli bilirkişi raporu ile yoldaki iki adet sokak aydınlatması nedeniyle sanığın bulunduğu yerden mağdurun görülebileceğinin tespit edilmesi karşısında, bu durumun sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışılmaması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli, 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranılması,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2020/2 Esas, 2021/596 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.