YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13404
KARAR NO : 2023/3746
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2015/113 Esas, 2017/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 31 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/3202 Esas, 2018/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/2394 Esas, 2021/7339 Karar sayılı kararı ile; haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/276 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, hesap hatası yapıldığına, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranına, lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ile mağdurun akraba olup, olay günü bir düğünde bulundukları sırada tartıştıkları ve tartışma sırasında sanığın silahtan sayılan bira şişesiyle mağdurun yüzüne vurduğu, mağdurun sağ gözüne isabet eden darbe nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Kırşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 06.02.2017 tarihli ve 2017/32 sayılı; “…sağ gözünde meydana gelen kalıcı görme kaybının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLDUĞU…yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde OLDUĞU…” görüşünü içeren raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunması, mağdurun ve tanıkların beyanları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin; eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranına, lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, mağdurun beyanı ile uyumlu adli rapor içeriği ve tanıklar …, … ve …’nın anlatımları uyarınca eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 … maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma olanağının bulunmadığı, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdirî indirim hükümlerinin uygulandığı, başkaca uygulanabilecek lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık müdafiinin; hesap hatası yapıldığına yönelen temyiz sebebi yönünden;
a. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenen 3 yıl 45 ay hapis cezasının, 8 yıldan az olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca 8 yıla çıkartılması gerekirken, kazanılmış hakkın netice cezaya yönelik olduğu gözetilmeksizin, sanığın kazanılmış hakkının korunduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uygulanmaksızın hatalı uygulama ile hüküm kurulması ve doğru uygulama ile 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca belirlenecek 8 yıl hapis cezasından sırasıyla aynı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirimler yapılarak neticeten 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hataları da yapılarak sonuç cezanın 4 yıl 2 ay 18 gün hapis cezası olarak eksik tayini, hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz nedeni bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenen 3 yıl 45 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak “3 yıl 24 ay 22 gün” hapis cezası yerine “5 yıl 22 gün” hapis cezasına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanması sırasında “3 yıl 14 ay 18 gün” hapis cezası yerine “4 yıl 2 ay 18 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus, (a) bendinde izah edildiği üzere doğru uygulama yapılmış olsaydı hükmedilecek cezanın 5 yıl hapis cezası olması gerekmesi karşısında, sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/276 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kaman Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.