Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/3079 E. 2023/2436 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3079
KARAR NO : 2023/2436
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/146 Esas, 2017/376 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla altıncı fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/3243 Esas, 2017/2899 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.09.2018 tarihli ve 2018/2241 Esas, 2018/2790 sayılı Kararı ile özetle;
“…1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suç vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilip ayrıca temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan M.K.’ye ait tespit ve değerlendirme tutanağının CMK’nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığınca düzenlenen yetersiz belgeler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alınan kayıtlara dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, idari soruşturmada beyanları alınan S.K. ve …. duruşmada dinlenmedikleri halde, sanığın örgütsel toplantılara katıldığı beyanını içeren ifadelerin örgütsel faaliyetlerin yoğunluğu kapsamında hükme esas alınması suretiyle temel cezanın tayininde yanılgıya düşülerek anılan özellikler ve dosya kapsamı ile uyuşmayacak biçimde yetersiz gerekçeyle fazla ceza tayin edilmesi,
b-Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında “suç işleme hususundaki eğilimi, suçtan pişmanlık duyduğu halinin gözlemlenmemesi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklindeki yerinde olmayan ve dosya kapsamına göre yasal ve yeterli bulunmayan yazılı gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 11.06.2019 tarihli ve 2018/3165 Esas, 2019/1063 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.07.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
2.Söz konusu örgütün silahlı bir terör örgütü olduğunun 15 Temmuz 2016 tarihinde anlaşılabildiğine,
3.Bank Asyadaki hesabına talimatla para yatırmadığına, diğer bankalardaki hesaplarının araştırılmadığına,
4.Tanık beyanlarının talimatla alınmış olup soru sorma hakkının kendilerine tanınmadığına, aleyhe tanık beyanlarını kabul etmediklerine,
5.ByLock programının hukuki delil mahiyeti taşımadığına,
6.Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşıldığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2017 tarih ve 2017/329 Esas 2017/56 nolu iddianamesiyle; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemi ile … 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2017 tarih, 2017/146 Esas – 2017/376 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Yasa’nın 5/1, TCK’nın 53/1, 58/9 uncu maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık ve müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizin 21.12.2017 tarih, 2017/3243 Esas – 2017/2899 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair ilamı temyiz edilmekle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.09.2018 tarih, 2018/2241 Esas – 2018/2790 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Dairemizce verilen 21.12.2017 tarih, 2017/3243 Esas – 2017/2899 Karar sayılı ilam, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.09.2018 tarih, 2018/2241 Esas – 2018/2790 Karar sayılı ilamıyla; usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Sanık …’ın … … Üniversitesinde çalıştığı sırada … … Üniversitesi Personel Daire Başkanlığının 12.08.2016 tarihli kararıyla görevden uzaklaştırıldığı ve KHK ile 30.11.2016 tarihinde de görevinden ihraç edildiği,
… … Üniversitesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısı bulunan personelle alakalı çalışmalar için kurulan inceleme ve değerlendirme komisyonu tarafından bilgisine başvurulan tanık S.K.’nin beyanında özetle; “…’ın sürekli hükümet aleyhine konuşup, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü övüp, haksızlığa uğradığı yönünde söylemlerde bulunduğunu” beyan ettiği,
… … Üniversitesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısı bulunan personelle alakalı çalışmalar için kurulan inceleme ve değerlendirme komisyonu tarafından bilgisine başvurulan tanık ….’nin beyanında özetle; “… isimli şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkili olduğu ve bu yapılanmanın düzenlediği sözde sohbet toplantılarında abilik yaptığını, …. isimli şahıs ile birlikte 17/25 Aralık sürecinden sonra hastanede, hasta ve hasta yakınlarına FETÖ/PDY terör örgütüne ait yönelik bildiri dağıttıklarını” beyan ettiği,
Dosya içerisinde mevcut Bank … kayıtlarına göre sanığın, örgütün finans kaynağı olan Bank Asyada 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra 12.09.2014 tarihinde katılım hesabı açtırarak 30.000,00.-TL para yatırdığı,
… Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/180056 sayılı soruşturmalarına istinaden, ByLock veri tabanı üzerinde çalışma yapılması talimatı üzerine; 61271 ID numaralı ByLock kullanıcısının tespitine yönelik yapılan çalışmalarda 61271 ID numaralı kullanıcının profili incelendiğinde kullanıcı adı kısmında asm5, şifre kısmında aaa-333 yazdığı, ad kısmının boş olduğunun görüldüğü, Roster kısmında 61271 ID numaralı ByLock kullanıcısını ekleyen 335739 ID numaralı kullanıcının “zafer” şeklinde eklediği, 250124 ID numaralı kullanıcının “z oğan” şeklinde eklediği ve şahsın … isimli birisi olabileceğinin değerlendirildiği,
Dosya içerisinde mevcut HIS/…. kayıtlarına göre, sanığın, 0507 (…) (..) (..) GSM numaralı hat üzerinden, 12.08.2014 ila 16/06/2015 tarihleri arasında ByLock sunucu IP’lerinden olan …. ve … Hedef IP numaralarına toplam 18870 defa istek gönderdiğinin belirlenmesi hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği yönünde Dairemizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur.
Ancak Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü ile TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi, gerekçelerin de cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanığın yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin oluşa ve tüm dosya kapsamına göre yerinde takdir edildiğini göstermesi gerekir açıklanan ilkeler doğrultusunda; sanığın toplanan deliller ve dosya kapsamına göre örgütteki konumu ve kaldığı süre ile faaliyetlerindeki nitelik, yoğunluk ve çeşitlilik itibariyle temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, atılı suçtan fiilinin ağırlığıyla orantılı ve daha az bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62 nci maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülerek; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık … hakkında verilen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2017 tarih 2017/146 Esas ve 2017/376 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK’nın 280/2-2 nci cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanık …’ın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK’nın 61 inci maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak kısmen uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, dosya içerisinde mevcut Bank … kayıtlarına göre talimat sonrası dönemde katılım hesabı açtığı belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle bozma sonrası dosyanın gönderildiği … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2018/ 3165 Esas, 2019/1063 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.