Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2970 E. 2023/3089 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2970
KARAR NO : 2023/3089
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2017 tarihli ve 2017/237 Esas, 2017/2414 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.11.2017 tarihli ve 2017/2902 Esas, 2017/2482 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16.(kapatılan) Ceza Dairesinin 30.05.2018 tarihli ve 2018/815 Esas, 2018/1851 sayılı Kararı ile özetle; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kararın hüküm kısmında “cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklinde gösterilen gerekçenin anılan maddenin uygulanmasında dikkate alınabileceği düşünülmeden, geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında kararın gerekçe kısmında ve hüküm kısmında farklı olmak üzere yerinde olmayan ve dosya kapsamına göre yasal ve yeterli bulunmayan yazılı gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/2414 Esas, 2019/615 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, 5237 sayılı Kanunun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.06.2020 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine,
4.Etkin pişmanlıkta bulunan sanık hakkında yeterli oranda indirim yapılmadığına,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın 1966 … doğumlu olduğu, … ilçesinde faaliyet gösteren Örgüte müzahir olduğu için el konulan … Holding iştiraklerinden … Kargo Acentesi olduğu, sanığın örgütün finans kurumlarından olan … 13.01.2014 ile 23.03.2015 tarihleri arasında 62 adet toplam 52.256.02.-TL’lik işlemler yaptığı, … ilçesinde örgüte müzahir “… İlçelerine … Köylere Hizmet Götürme Derneği” ile “… Sanayici ve … Adamları Derneği” üyesi olduğu, mevcut tanık beyanlarına göre sanığın, örgütün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına katıldığı, örgüte maddi yardımda bulunduğu, … Pansiyon adlı … yerini örgüte hibe ettiği ve haklarında örgüt üyeliği suçlarından soruşturma yapılan kişiler ile yurt dışı seyahatlerine katıldığı, … ilçesinde örgüt ile irtibatlı İnfaz Koruma Memurlarının bir kısmının sanığın işlettiği Demirhan Pansiyon’da kaldıkları, sanığın, evinde ve ikametinde yapılan aramada, üzerinde M. …altın nesil ibareli ve üzerinde…’ in resmi bulunan CD, 5 adet yasaklı kitaplardan olan Örgüt liderine ait … Testi 3-4, … Testi 5-6, … Testi-7-8, … Testi 9-9, … Testi 11-12 isimli kitapların ele geçirildiği sabittir.
Sanığın daha sonradan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği, bunun üzerine etkin pişmanlık hükümleri yönünden ifadesi alınan sanığın örgütteki konumu, örgütle ne zaman tanıştığı, örgüt içerisindeki faaliyetleri, örgütün düzenlediği sohbet adı altındaki toplantılara katılıp katılmadığı ve kimler ile katıldığı, toplantılara kimlerin sohbet hocalığı yaptığı, toplantılarda ne tür dersler verildiği, toplantılarda burs, himmet, bağış adı altında para toplanıp toplanmadığı, FETÖ/PDY ile bağlantılı derneklere ne şekilde üye oldunduğu ile diğer örgüt mensupları hakkında bilgiler verdiği pişman olduğunu bildirmiştir.
TCK’nın etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında sanığın örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde açıklamalarda bulunduğu, üzerine atılı suçun aydınlatılmasında katkıda bulunduğu, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönünde önemli bilgiler verdiği değerlendirilmiştir.
Her ne kadar sanık FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde bulunmuş olmasına rağmen örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmediğini beyan etmiş ise de, bu hususun subjektif bir değerlendirme olması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği Dairemizce değerlendirilmiş ve sanık lehine TCK’nun 221/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ve sanığın Dairemizde yaptığı savunmasında gözlenen pişmanlığı değerlendirilerek cezasından 2/3 oranında indirim yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle, tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurduğu, hakim olan hiyerarşik ilişki içerisinde örgütün amacını bilerek ve isteyerek örgüt içerisinde yer aldığı ve eylemlerinde yoğunluk ve süreklilik bulunduğu, böylelikle devletin güvenliğine, anayasal düzene ve hukuki düzenin işleyişine karşı suç işlemek için kurulmuş silahlı terör örgütüne üye olmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği Dairemizce sabit görülmüştür.
Ancak, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülerek; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık … hakkında verilen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/09/2017 tarih, 2017/237 esas – 2017/271 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK’nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanık …’ın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK’nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı Kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK’nın 314/2. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde bilgi vermesi ve bu bilgilerin Dairemizce etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle sanığa verilen cezadan TCK’nın 221/4. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü içinde sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, örgüt liderinin talimatına istinaden … hesap hareketlerinin bulunduğu, ikametinde örgütle ilgili dokümanlar ele geçirildiği belirlenen, bölge adliye mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/2414 Esas, 2019/615 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.