Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16579 E. 2023/1997 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16579
KARAR NO : 2023/1997
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/124 Esas, 2018/431 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci

fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58. maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2018/2051 Esas, 2019/238 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,

1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2. Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,

3. Sanık hakkında Mahkemesince kabul edilen eylemlerin 17-25 Aralık öncesine ilişkin olduğu ve terör örgütü faaliyeti kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine,

4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

5. Sohbetlerin örgütsel amaçla değil dini saiklerle gerçekleştiğine,

6. Örgütle kişi arasındaki organik bağın varlığını gösteren olguların sanık nazarında bulunmadığına,

7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Somut olay itibariyle, tanıkların oluşa uygun kendi içinde ve birbirleri ile tutarlı ifadeleri, vermiş oldukları tarih ve ayrıntılar, sanığın oğlunu örgüt ile iltisaklı dersaneye göndermiş olması, ele geçen veri inceleme raporu ve … raporu, sanığın FETÖ/PDY şüphelileri ile para alış verişi birlikte değelendirildiğinde, oluşa uygun bulunan tanık ifadelerine itibar edilerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına sobet abisi olarak dahil olmak sureti ile süreklilik, çeşitlilik ve

yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, bu şekli ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Çocuğunu örgüte müzahir okullara göndermenin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek, tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde sohbet hocalığı görevini üstlendiği yönünde tanık anlatımları bulunan, hakkındaki veri inceleme raporuna göre, “SAYV” olarak” gassalın elindeki meyyit, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan” şeklinde nitelendirildiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında,

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2018/2051 Esas, 2019/238 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.