Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/6882 E. 2011/8035 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6882
KARAR NO : 2011/8035
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden malik olduğu mesken vasıflı 6 nolu bağımsız bölümünü, satın aldığı 28.02.2002 tarihinden beri davalının haksız yere kullandığını, davalının taşınmaz için yaptığı masrafların tahsiline yönelik açtığı davanın reddedildiğini ve dereceattan geçerek kesinleştiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ecrimisil isteği yönünden dava dilekçesini ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının çekişme konusu taşınmazı işgal etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının, kat mülkiyeti kurulu ana taşınmazdaki mesken vasflı 6 nolu bağımsız bölümü satın aldığı 28.02.2002 tarihinden beri davalının kullandığını ileri sürerek, eldeki davayı açtığı, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, yargılama sırasında davalının cevap dilekçesi ile birlikte ibraz ettiği anahtarın daire kapısını açtığı, Mahkemece, sırf anahtarın davalıda bulunmasının taşınmazın davalının işgalinde olacağını göstermeyeceği gerekçe yapılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, çekişmeli yer davalı tarafından boşaltılmış olsa bile, mecurun anahtarının davalı da bulunması halinin davalının taşınmazı kullandığı, başka bir ifadeyle hakimiyeti altında bulundurduğu ve halen müdahalesinin devam ettiği şeklinde kabul edilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur. Nitekim, istikrar kazanan Yargıtay uygulamaları ve bilimsel görüşler de bu yöndedir.
Hal böyle olunca; davalının, davanın devamı sırasında müdahalesine son vermesi sebebi ile davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yerolmadığına biçiminde hüküm kurulması ve belirtilen hususlar doğrultusunda ecrimisil isteğinin de değerlendirilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları belirtilen sebeplerle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.