YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11169
KARAR NO : 2012/11114
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 30 parsel sayılı taşınmazda yer alan 5 numaralı bağımsız bölümün, davalı …’ya vermiş olduğu satış yetkisini içeren vekaletname kullanılmak suretiyle, kayınbiraderi olan davalı …’ye satış suretiyle temlik edildiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, tapu iptal tescil, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, taşınmazı davacıdan bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, satış bedelini ödemek için kredi kullandığını, davalı …, davacının talimatı ile taşınmazı diğer davalıya temlik ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı …’nin kredi kullanarak taşınmazı satın alması nedeniyle iyiniyetli olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine, satış bedelinin davacıya ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılardan Mustafa tarafından temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin olup, mahkemece temlikin vekalet görevinin kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle iptal ve tescil isteğinin reddi ile sicilin dayanağını teşkil eden resmi akitte bedelin nakten ve tamamen vekile ödendiğinin yazılı olması karşısında, vekilin talimat uyarınca bir bedel almadan devrin gerçekleştirildiği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek, bedele hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yönlere değinen davacı ve davalı …’nın temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davacı satış tarihindeki gerçek bedele o tarihten itibaren faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle tahsiline karar verilmesini talep ettiğine göre, davacının isteği doğrultusunda hüküm altına alınan değere satış tarihi olan 24.05.2005 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden. Hükmün 4. Bendindeki ” dava tarihinden itibaren” ibaresinin hüküm metninden çıkartılmasına, yerine ” satış tarihi olan 24.05.2005 tarihinden itibaren ” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.