YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11496
KARAR NO : 2023/1693
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki prim borcunun bulunmadığı ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumda … sigorta sicil numarası ile kayıtlı 22.03.2004 tarihi itibariyle emekliliğin tüm şartlarını taşımış olmasına rağmen emeklilik işleminin yapılmadığını müvekkilini Kurumun mağdur ettiğini, yapılan başvurular neticesinde farklı gerekçeler, hatalı cevaplar verildiğini, kurum kayıtlarında davacının hizmetinin 3 üncü bir kişi adına tescil edilmediği halde tescil edilmiş gösterildiğini, isteğe bağlı sigortalılık noktasında 2003/8 inci aya ait bir borcun olmadığının tespitinin yapıldığını, müvekkilin 600 gün askerlik borçlanması yaptığını, bir bütün olarak düşünüldüğünde müvekkilin haklı talebinin kurumun kendi kusuru ile reddettiğini, müvekkilin yaklaşık 16 yıl süren mağduriyetine son verebilmek adına bu davayı açtıklarını, müvekkilin isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemlere ait herhangi bir borcu olmadığının tespitine, müvekkilin zorunlu sigortalılıkta geçen 3387 gün, isteğe bağlı sigortalılıkta geçen 1022 gün ve askerlik borçlanma sonrası edinilen 600 günün toplanmak suretiyle (Toplam:5009 gün) 22.03.2004 tarih itibariyle emeklilik şartlarını taşıdığını, geriye yönelik olarak yasa gereği 01.04.2004 tarihi itibariyle ve yine yıllar içerisinde emeklilik maaşına uygulanan maaş zamlarını da uygulamak suretiyle emeklilik maaşının yasal faizi ile birlikte bağlanmasının tespitine, ilk tahsis tarihinin kabul olunmaması halinde son tahsis talebinden geriye doğru 5 yıllık, yine yıllar içerisinde uygulanan maaş zamları da uygulanmak suretiyle, emeklilik maaşının faizi ile birlikte bağlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, Kurum kayıtlarının incelenmesinde; sigortalının 22.03.2004 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, emeklilik şartları olan 5000 gün şartı 55 yaşını doldurmadığı, ayrıca 506 sayılı Kanun’a göre İBS 2003/08 dönemde borcu olduğunu, sigortalının emekli olabilmesi için 25 yıl 5000 gün şartını ve ya 15 yıl 3600 gün 55 yaş şartının olması gerektiğini, 506 sayılı ve 5510 sayılı Kanun gereğince emekli şartlarının oluşması ve prim borcunun olmaması gerektiğini, Kurumca yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı olarak devam etmekte iken 1060671 09 01 iş yeri sicil nolu özel işyerinde 03.09.2002-30.12.2002 tarihleri arasında 99 gün çalışmasının mevcut olduğu, 03.09.2002- 30.12.2002 tarihleri arasında ayrıca isteğe bağlı sigorta primlerinin davacıdan tahsil edildiği bu durumda davacının, davalı Kuruma herhangi bir borcunun mevcut olmadığı, davacının 194 gün fazladan ödeme yaptığı, davacıdan talep edilen 2003 yılı 08 inci ayın prim tutarı 550,00 TL sigorta primlerini esas alan kazançlar olup, davacının 194 gün fazladan kuruma bildirmiş olduğu, 2002 yılının ayrıca davacının fiili çalışmasına rağmen Eylül-Ekim-Kasım ve Aralık ayının 10 gününün fazladan tahsil edildiği, davacı tarafınca bu fazlalığın, sigorta primlerini esas alan kazançlar tutarı 990,00 TL olup, davacıya üzerinde sigorta primlerinin yatırdığı, 2003 yılı 8 inci ayının sigorta primlerini esas alan kazançlar toplamı ise 460,00 TL olduğu, davacının fazladan ödeme yaptığı kurum tescil ve hizmet döküm belgesinden tespit edilmiş olup, davacının herhangi bir borcunun olmadığı, davacının 03.09.2002-30.12.2002 tarihleri arasında 1060671 09 01 işyerinde 99 günlük fiili çalışmasının mevcut olduğu, davacıdan bu döneme ait ayrıca isteğe bağlı olarak sigorta primlerinin tahsil edildiği, askerlik borçlanmasıyla davacının toplam: 5194 gün prim ödeme gün sayısının mevcut olduğu, 506 sayılı Kanun’un aramış olduğu 25 yıl hizmet 5000 gün prim ödeme şartını davacının 5194 günle yerine getirdiği, davacının 2003/08. aya ait herhangi bir borcunun mevcut olmadığı, kurum kayıtlarında atlama yapıldığı, gereken mahsup işleminin yapılmadığı, 2003 yılının 459 gün çekmediği, prim ödeme gün sayısı 360 gün olarak değerlendirildiğinde 99 gün fark oluştuğu, bu 99 günün hizmete yansıtılmamış, isteğe bağlı olarak mükerrer tahsil edilmiş olup, davacının 22.03.2004 tarihli davalı kuruma vermiş olduğu tahsis talep dilekçesinin dikkate alınarak 01.04.2004 tarihinden itibaren davalı kurumca maaşının bağlanması, yıllar itibariyle meydana gelen maaştaki artışlarla birlikte geçmiş yıllarda ödenmeyen maaşının davacıya faizi ile birlikte ödenmesinin uygun olacağı kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 22.03.2004 tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını haiz olmadığını, 2003/8 inci aya ilişkin isteğe bağlı sigortalılık prim borcu olduğunu beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda belirtilen kararında; Davalı Kurum tarafından davacının isteğe bağlı sigortalılığı kapsamında 2003/8. ay prim borcu ödenmediğinden bahisle uyuşmazlık çıkarılmışsa da; yukarıda anılan Yasa maddeleri gereğince davacının 2003/8. ay borcunun ödenmemiş olmasının isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin iptalini gerektirmediği, dosyada mevcut ve davacının isteğe bağlı sigortalılık primlerinin iadesine ilişkin dilekçeleri mevcut ise de yine davacının 14.06.2005 varide tarihli dilekçesi ile söz konusu primleri iade almadığını beyan ettiği ve davalı Kurum tarafından da davacının hizmet cetvelinde isteğe bağlı sigortalılık süreleri gösterilerek primlerin iade edildiği yönünde savunmada bulunulmadığı, davacının ilk sigortalılık tescili gereğince yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için 25 yıl ve 5000 prim gün şartının bulunduğu, davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık süreleri ile askerlik borçlanması süresinin 5.000 günün üzerinde olduğu ve 25 yıllık sigortalılık süresinin de bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemlere ait prim borcunun bulunmadığının tespiti ile 01.04.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 60 ve geçici 81 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 7.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.