Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/493 E. 2023/2809 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/493
KARAR NO : 2023/2809
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ecrmisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu 25 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından büfe yapılarak kullanılması sebebiyle açtıkları, aynı mahkemenin 28.02.2013 tarihli ve 2012/340 Esas, 2013/172 Karar sayılı el atmanın önlenmesi, büfenin yıkılması ve ecrimisil istemli davasının kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini ancak davalının müdahalesinin halen devam ettiğini belirterek, dava tarihinden geriye doğru 4 yıl, 9 ay için 40.000,00 TL ecrimisilin kademeli faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, 2009 yılında müvekkilinin büfeyi belediye tarafından yol olarak ifraz edilen alana taşıdığını ve dava konusu taşınmazdaki işgaline son verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının 2010 yılında işgalin sona erdiği iddiasını o tarihte yargılaması devam eden ve 28.02.2013 tarihinde hüküm altına alınan, aynı mahkemenin önceki dosyasında ileri sürmesi gerektiği belirtilerek ve işgalin 2010 yılı Ekim ayında sonlandırıldığı iddiasına itibar edilmeyerek, 29.05.2008-28.02.2013 tarihleri arası için toplam 15.651,18 TL ecrimisilin kademeli faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…dava konusu taşınmaz başında tekrar keşif yapılarak ve tanıklar taşınmaz başında dinlenerek, gerekirse tanıkların HMK hükümleri uyarınca yüzleştirilmesi sağlanarak, el atmaya konu olan büfenin yerinin hangi tarihte değiştirildiğinin ve yerin değiştirilmesinden sonra davalı tarafından masa, sandalye koyularak işgal edilen yer ile birlikte davacıya ait parsele müdahale olup olmadığının duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenmesi, müdahale olduğu tespit edilirse, müdahale edilen alanın krokiye bağlanmak suretiyle gösterilmesi, müdahale sonlandırılmış ise sonlandırılma tarihi belirlenerek sonucuna göre işlem yapılması…” gerekliliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…davalı tarafın dava konusu büfenin yerini 2010 Ekim ayında değiştirdiği, bu tarihten sonra masa ve sandalye koymak suretiyle davalıya ait taşınmazın 4,16 metrekarelik kısmını haksız olarak işgal ettiği, davacı tarafın büfenin yerinin 08/07/2013 tarihine kadar değiştirilmediği iddiasını ispat edemediği, 29/05/2008-01/10/2010 tarihleri arasında davacıya ait taşınmazın 58,54 metrekarelik kısmını, 02/10/2010-28/02/2013 tarihleri arasında da masa ve sandalye koymak suretiyle 4,16 metrekarelik kısmını haksız olarak işgal ettiği…” gerekçesiyle davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece 29.05.2008-01.10.2010 tarihleri arasında taşınmazın 58,54 metrekarelik kısmına, 02.10.2010-28.02.2013 tarihleri arasında da 4,16 metrekarelik kısmına yönelik ecrimisile karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu savunmuştur.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına aykırı olarak uydu fotoğrafları baz alınarak karar verilmiş olmasının ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tecavüzlerinin bulunmadığını, davacının iddiasını ispatlayamadığını savunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde işlem yapılarak, dava konusu taşınmaza el atılan alanların hangi tarihte, ne kadarlık miktarda olduğu tespit edilerek verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.