YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/232
KARAR NO : 2023/1972
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 31.01.2019 tarihli ve 2018/7336 Esas, 2019/581 Karar sayılı kararına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.01.2023 tarihli ve KD-2022/155998 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin yüzüne karşı açıklanan İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü süresinden sonra istinaf etmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu kararı değiştirmeyecek şekilde verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmünün, ilgili kanun maddelerinde İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü süresinde istinaf etmeyen sanık müdafiinin, İlk Derece Mahkemesi hükmünü değiştirmeyen istinaf kararını temyiz edemeyeceğine dair bir kanuni sınırlama bulunmadığı, adalete erişim ve adil yargılanma hakkı ile ilgili kanunla sınırlandırılmamış bir hakkın yargısal bir kararla kısıtlanması mümkün görülmemesine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1. 1412 sayılı Kanun’un, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 310 uncu maddesinde, temyiz isteminin yüze karşı verilen kararlarda hükmün tefhiminden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olacağı, bu takdirde, beyanın tutanağa geçirilerek hâkime tasdik ettirileceği, yoklukta verilen kararlarda ise temyiz süresinin tebliğle başlayacağı belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında ise, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvurunun yapılacağı mercii, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir tereddüte yer vermeksizin açıkça belirtileceği hükümlerine yer verildiği, somut olayda İlk Derece Mahkemesinin kararının sonuç kısmında başvurulacak yöntemin somutlaştırılmadığı ve mevcut haliyle yanıltıcı nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının farklı gerekçeyle yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/7336 Esas, 2019/581 Karar sayılı sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/1844 Esas, 2018/1128 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.