YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8417
KARAR NO : 2023/3102
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde; dava konusu 795 ada 11 ve 796 ada 3 parsel sayılı taşınmazların müvekkilline miras yoluyla kaldığını, dava konusu taşınmazlarda müvekkili lehine zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu halde kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmazlarda davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, Mahkemece yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davanın, tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dosya arasına alınan 1973, 1984 ve 2007 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinden, dava konusu taşınmazların imar-ihyasının 2007 yılında tamamlandığı, ziraat mühendisi bilirkişiden aldırılan raporun da bu tespiti desteklediği, dava konusu taşınmazların tespit tarihine kadar taşınmazlarda davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, müvekkilinin terör ve güvenlik sebebiyle birkaç sene dava konusu taşınmazlardaki zilyetliğine ara vermek zorunda kaldığını, mücbir sebeplerle geçici olarak taşınmazdan el çekilmesinin, zilyetliği kesintiye uğratmayacağını, taşınmazlara ilişkin hava fotoğraflarının çekim tarihi ile taşınmazların tespit tarihi arasında 30 yıla yakın zaman geçtiğini, dosya arasında iddialarının aksini ortaya koyacak herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan keşif ve alınan jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin raporuna göre, 1973, 1984 ve 2007 yıllarına ait hava fotoğrafları bir arada değerlendirildiğinde, 1973 ve 1984 yıllarında dava konusu taşınmazlarda tarımsal faaliyet bulunmadığı, taşınmazlarda bitki örtüsünün mevcut olduğu, 2007 yılında ise bu bitki örtüsü yoğunluğunun, incelenen diğer hava fotoğraflarına oranla çok az olduğu, taşınmazların sınırlarının belirli olmadığı, ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda ise, dava konusu 795 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ekili-dikili tarımsal ürün bulunmadığı, taşınmazın sınırlarını belirleyen insan yapımı herhangi bir sınır işareti bulunmadığı, taşınmaz kısmen taşlıklı olup üzerinde meşe ağaçlarının bulunduğu, dava konusu 796 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise üzerine kısmen harfiyat döküldüğü ve bu suretle vasfının değiştiği, toprak yapısının da taşlıklı olduğu, her iki taşınmazda da imar-ihya olmadığı, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığının bildirildiği, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 2008 yılında yapıldığı, bu hali ile kazanım koşullarının 1988 yılı itibariyle davacı lehine oluşmuş olması gerektiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispatlayamadığı, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine gerçekleşmediğine yönelik Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
a) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14/1. maddesi; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
b) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi; “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz.” hükmünü içermektedir.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucunda … ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 795 ada 11 parsel sayılı 3.575,04 metrekare ve 796 ada 3 parsel sayılı 6.332,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, ileride ekonomik yarar sağlanması mümkün olduğu gerekçesiyle ayrı ayrı Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.