YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3722
KARAR NO : 2011/6575
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakanın 2106 parsel sayılı taşınmazını davalıların murisi olan oğlu …’e satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, asıl davasında satış işleminin iptali, olmazsa tenkis istemişler, bozma sonrası açılıp birleşen davada da davacılar …, … ve …; iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, çekişme konusu taşınmazın bedeli ödenerek satın alındığını ve üzerine iki katlı bina yapıldığını, ididaların doğru olmadığını belirterek, davaların reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece;”… miras bırakanın davalıların murisine yapmış olduğu temlikin muvazaalı olduğu kabul edilmelidir. Öte yandan, davacılar tapu iptali isteğinde bulunmuş olmakla beraber tescil isteğinde bulunmamışlardır. Hal böyle olunca; öncelikle davacılara tescil bakımından da dava açmaları için olanak tanınması, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra … işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda açılan tescil davasının birleştirilerek görülmesi sonucunda, muvazaa olgusu sabit görülerek asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, olmadığı takdirde tenkis; birleşen dava ise, aynı nedenle tapu iptali ve pay oranında tescil isteklerine ilişkin olup; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca miras bırakanın davalıların murisine yapmış olduğu temlikin muvazaalı olduğu kabul edilmek suretiyle ve tüm mirasçıların davada yer aldıkları gözetilerek taşınmaz terekeye döndürülmekle beraber sonuç itibariyle davacıların miras payları oranında iptal ve tescile hükmedildiği anlaşıldığından, bu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, yargılama sırasında keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harcın tamamlanmadığı gözetilerek, kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne varki, anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 3. bendinden “…kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.709,01.-TL nispi vekalet ücretinin…” sözcüklerinin çıkarılmasına, yerine “…karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince hesaplanan 1.200TL nispi vekalet ücretinin…” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.