YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7230
KARAR NO : 2023/3483
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2017/13 Esas, 2017/21 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/743 Esas, 2018/531 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.05.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sulh Ceza Hakimliği sorgusu sırasında sanığın … ilinde yakalandığı ve …’ya götürülmediğinden … marifetiyle sorgusunun yapıldığına, yüzyüzelik hususunun olayda gerçekleşmeden tutuklama kararı verildiğine,
2.ByLock tespit edilen hattın, her ne kadar sanık adına kayıtlı olsa da şirket işlemlerinde birçok çalışan tarafından kullanıldığına, bu nedenle yazışma içeriklerinin sanıkla bir ilgisi bulunmadığına,
3. … hesabına talimatla para yatırmadığına,
4…. Üniversitesi Hastanesi’nde idari memur olarak çalışırken, birkaç defa istifa başvurusunun kayyum heyeti tarafından reddedildiğine, son olarak 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra kayyum heyetini beklemeksizin doğrudan noterden istifasını sunduğuna,
5.Çocuklarını okula göndermesi hususunun eğitim hakkı kapsamında kaldığına,
6.Sanığın dernekteki görevinin okul aleyhine karar alınmasını engellemek, yönetimi bilgilendirmek olduğuna,
7.Yaptığı telefon görüşmelerinin içerik kaydı olmadığına, bu görüşmelerin hiçbirinin örgütsel bir faaliyet çerçevesinde gerçekleşmediğine,
8.Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; FETÖ/PDY irtibatlı … Üniversitesi İdari Biliminde memur olarak çalışan sanığın çocuklarını FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesi ile kapatılan Özel Atlantik … … Sosyal Bilimler Lisesi ve Özel … Ortaokuluna gönderdiği, yine eşinin kapatılan…Kolejinde öğretmen olduğu, sanığın kapatılan Teknoloji ve Tasarım Merkezi Derneği üye ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, 15.06.2017 tarihli … Cumhuriyet Başsavcılığı müzekkere cevabi yazısından anlaşıldığı üzere sanığın 16.06.2015 tarihinden itibaren adına kayıtlı ve fiilen kullanmakta olduğu 0541 (…) (..) (..) numaralı telefon hattı ile 206417 kullanıcı numarası (ID) üzerinden, yukarıda izah olunduğu üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kullanımına münhasır haberleşme aracı olan ByLock adlı programı kullandığı, temin edilen ByLock içerik dökümlerinin mahiyetinden, yazışmaların örgüt üyeleri arasında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, tüm bu sebeplerle de sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeksizin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçu sabit görülerek hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan bulunduğundan, 23.01.2017 olan yakalanma tarihi ve öncesinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 15.07.2016 yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Haklarında soruşturma yapılan H.K. ve …. isimli kişilerin sanık ile ilgili yapmış oldukları teşhis tutanakları hükümden sonra dosyaya gelmiş ise de; kullanıcı adı, şifresi ve içeriği olan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile dosya içerisinde bulunan diğer delillerin Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin uygulamaları doğrultusunda mahkumiyete yeterli olması nedeniyle, sonradan gelen teşhis tutanaklarının sanık ve müdafiine okunmaması sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle red edilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; çocuklarını örgüte müzahir okula göndermenin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dosyada mevcut bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre 206417 ID numarası ile ByLock kullandığının tespit edildiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1-)Dairemizin 24.04.2017 tarih 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı İlk Derece Kararında ve 14.07.2017 tarih 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere, silahlı terör örgütü olduğuna karar verilen FETÖ/PDY yapılanmasına üyelikten hüküm verilirken, hükümde silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesinin atıf maddesi olarak gösterilmesi,
2-)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-)Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hususları dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/743 Esas, 2018/531 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün birinci fıkrasından “3713 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesi yollamasıyla” ibaresinin; hükmün dördüncü fıkrasından “yollamasıyla aynı yasanın 58/6” ve “Mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince” ibarelerinin çıkartılması, hükmün beşinci maddesinin çıkarılarak “Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilerek TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanması” ibaresinin eklenilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, … 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.