Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4822 E. 2023/4560 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4822
KARAR NO : 2023/4560
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Kasten yaralama, olası kast ile yaralama, kötü muamele

Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/437 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında;
a) Mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

b) Mağdur …’ye karşı olası kast ile yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 11.01.2022 tarihinde kesinleştiği,

c) Mağdur …’a karşı kötü muamele suçundan 5237 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 31.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.04.2023 tarihli ve 2022/18834 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52497 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52497 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ Sanığın eylemine uyan anılan suçlar için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçları 18.10.2008 tarihinde işlediği, 27.05.2009 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 15.09.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın 26.10.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.09.2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 26.10/2012 tarihleri arasını kapsayan 3 yıl 1 ay 11 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın mahkeme huzurunda ifadesinin alındığı 27/05/2009 tarihinden kararın verildiği 11.01.2022 tarihine kadar geçen 12 yıl 7 ay 15 günlük süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 3 yıl 1 ay 11 günlük süre düşüldüğünde kalan 9 yıl 6 ay 4 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Mağdur …’yi Olası Kast İle Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili altıncı fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“(6) Zamanaşımı, …, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.”

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; mağdur …’nin 22.01.2008 doğumlu ve hükümlünün alt soyu olduğu, hükümlünün alt soyuna karşı eylemi nedeniyle kamu davası açıldığı, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereği zamanaşımının, mağdurun onsekiz yaşını bitirdiği 22.01.2026 gününden itibaren işlemeye başlayacağı anlaşıldığından karar tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği belirlenmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Mağdur …’ı Kasten Yaralama ve Kötü Muamele Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Hükümlünün eşi olan mağdur ile aralarındaki tartışmada yumrukla vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şeklinde yaraladığı anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”

4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeyi haizdir.

5. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

6. Hükümlünün atılı suçları 18.10.2008 tarihinde işlediği, 27.05.2009 tarihinde savunmasının alındığı, 29.07.2009 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 15.09.2009 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 26.10.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 15.09.2009 ilâ 26.10.2012 tarihleri arasında 3 yıl 1 ay 11 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 26.10.2012 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 29.07.2009 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 11.01.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 28.04.2021 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
A. Mağdur …’yi Olası Kast İle Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Mağdur …’ı Kasten Yaralama ve Kötü Muamele Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/437 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki mağdur …’ı kasten yaralama ve kötü muamele suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2023 tarihinde karar verildi.