YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9726
KARAR NO : 2023/3250
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2017/291 Esas, 2018/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2019/439 Esas, 2020/530 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
ByLock programının kullanıldığına ilişkin isnadın gerçek bilimsel ve hukuki olmadığına,
ByLock delilinin elde ediliş şeklinin mevzuata aykırı olduğuna,
Tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna ve hükme esas alınmayacağına,
Tanık beyanlarının CMK’ya ve AİHM uygulamalarına göre hukuka aykırı olduğundan delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
Geçmişte meslekte iken vermiş olduğu bir KYOK kararı sebebiyle halen yargılanmakta olduğundan, bu dosya üzerinden kendisine ceza verilmiş olmasının mükerrer cezalandırmaya yol açtığına,
Gerekçesiz olarak teşdit uygulandığına,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
En son … Cumhuriyet savcısı iken meslekten örgütle irtibatı ve iltisakı sebebiyle ihraç edilen sanığın fiilen kendi kullanımında olan adına kayıtlı hat üzerinden 2014 Ağustos-2015 Ağustos arasında 1870 kez Log kaydı oluşacak şekilde ByLock kullandığı tespiti, tanık olarak beyanda bulunan S.K.’nın ByLock tespit değerlendirme tutanağında sanığın … ID numarası ile kayıtlı olması, yine 2 sivil imam arasında ByLock’tan yapılan yazışmada ele geçen tespit değerlendirme tutanağı içeriğinde sanığın adının geçtiği tespiti, sanığın 2009’da örgütte BİM olarak görev yaptığı ve 2 ortaokul öğrencisini kendisine ilgilenilmesi için emanet ettiği yönündeki, sanığın ByLock listesinde kayıtlı olduğu ve kendisine izdivaç amacıyla isminin verildiği yönündeki, hakimlik sınavı öncesi örgütün staj hazırlama evinde 5 ay birlikte kaldıkları sınav sorularının kendisine ve sanığa verildiği yönündeki, yine örgütün staj evinde sanığı gördükleri yönündeki 3 ayrı tanığın aynı doğrultuda olan toplamda ise beyanda bulunan 6 tanığın birbirini destekleyen şekildeki beyanları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ByLock programını kullanmak ve örgütün sınava hazırlama evinde kalarak sınav sorularını almak suretiyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, silahlı terör örgütü üye olma suçundan eylemleri dikkate alındığında kastının yoğunluğu ile amaç ve saiki, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmış, işlemiş olduğu suçun Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi gereği cezası yarı oranında artırılmış, TCK’nın 62 nçu maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1- Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Örgütün kriptolu haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı teknik veriler neticesinde tespit edilen, bir tanığın ByLock tespit değerlendirme tutanağında sanıkla yazışma yaptığından hareketle ID numarası tespit edilen, diğer bir tutanakta ise adının geçtiği görülen, tanık beyanları ile ortaya konulduğu üzere örgüt içi izdivaç için takibe alınan, hakimlik sınavı için örgütün sınav-staj hazırlama evinde 5 ay kalan, sınav soruları kendisine verildiği anlaşılan, geçmişte ise örgüt içinde BİM olarak görev alan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2019/439 Esas, 2020/530 sayılı Kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.