YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/510
KARAR NO : 2023/2814
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın el atmanın önlenmesi ve kal isteği yönünden reddine, ecrimisile ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile diğer hissedarlara ait 740 ada, 2 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın davalı … tarafından 2011 yılı bahar aylarında işgal edilerek üzerine çocuk parkı yapıldığını, ilerde açacakları ecrimisil davasına esas olmak üzere davacının hissedarlarının kazanç kaybının tespitine, tecavüzün men’ine ve arsa üzerine yapılan muhdesatın sökülerek kal’ine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak başlatıldığını, davacı idarenin Kamulaştırma Kanunun kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde taşınmazı kamu hizmetine tahsis ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…dava konusu 740 ada, 2 No.lu parselde kamulaştırma çalışmalarının yapıldığı, davalı Turhal Belediye Başkanlığının 25.09.2014 tarih, 2014/190 Karar numarası ile parselin hakkında kamulaştırma kararı alındığı, Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli yazısından mahkemenin 2018/36 Esas sayılı dosyasında kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının bulunduğunu; davalı tarafın açmış olduğu kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında verilecek olan kararın eldeki davayı etkileyeceği, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının 6100 sayılı HMK’nın 165/1 inci maddesi uyarınca sonucunun beklenmesi, ondan sonra karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne, ecrimisil talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizce: “…mahkemece; bozma ilamına konu edilen Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/36 Esas sayılı dosyasının incelendiği, davacı idarenin yargılama esnasında davaya konu kamulaştırma talebinden vazgeçmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, dava konusu parselin tapu kaydına ilişkin UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden yapılan güncel sorgulamasında,“uzlaşma tutanağı ile kamulaştırma işlemi” tesis sebebine bağlı olarak Turhal Belediyesinin 06.01.2021 tarihi itibariyle taşınmazda 1/8 payının bulunduğu, dolayısıyla taşınmazda davacı ve diğer dava dışı paydaşlarla beraber mülkiyet hakkı olduğu, mahkemece her ne kadar, karar tarihi itibariyle davalı malik olmadığından el atmanın önlenmesi kararı verilmişse de, davalının yeni duruma göre taşınmazda paylı malik olması sebebiyle men’i müdahale ve kal hususunun yeniden değerlendirilmesi…” gerekliliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…dava konusu taşınmazda hissedarlar arasında anlaşmayla belirlenmiş bir kullanma biçiminin oluşmadığı gibi, fiilen de oluşmuş bir kullanma biçiminin olmadığı, taşınmazın tüm paydaşların katıldığı bir kullanma paylaşımına konu olmadığı, davalının da taşınmazdan yararlanma hakkı olduğu, taşınmazın tamamının 1104,33 metrekare oluğu, davacı …’in ise taşınmazdaki hissesinin 46,01 metrekare olduğu, dava açılırken davalı belediyenin taşınmazda payı olmasa bile diğer hissedarların dava dışı olduğu, taşınmazın üzerine davalı tarafından yapılan 1 adet çeşme, 1 adet oturma bankı, 1 adet kamelya, 1 adet betonatme anıt, 4 adet çam ağacı ve 3 adet bahçe çiçeğinin bulunduğu, dava konusu taşınmazda davalı … sonradan pay sahibi olsa da yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacı tarafın sorumlu olacağı…” gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve kal isteminin reddine, ecrimisilin tespitine ilişkin telebinin ise yargıtay bozma kararı kapsamı dışında kaldığı için bozmadan önceki karar gibi usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılırken davalının paydaş olmadığını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu olması gerektiğini, taşınmazın büyük kısmını park ve yol olarak kullandığını davalının, ecrimisil talebi olmamasına karşın bu hususta da vekalete karar verilmesinin hatalı olduğunu savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil bedelinin tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
Her ne kadar; İlk Derece Mahkemesince Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmesine karşın bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmamış olup, yukarıda açıklanan ilkeler ve tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek, taşınmazda davalının kullandığı yerlerin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, paydaşlar arasında fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının, oluşmuş ise davalının kullanımında olan bölümlerin kimin kullanımına bırakıldığının, oluşmamış ise davacının kullandığı veya kullanabileceği bir bölümün olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.