YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7766
KARAR NO : 2011/8179
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/09/173064
…’ı kasten öldürmekten, şahısta hata suretiyle …’i yaralamaktan, uyuşturucu madde kullanmaktan ve bulundurmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (GAZİANTEP) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2008 gün ve 167/402 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık …’ın mağdur …’i yaralama suçundan doğrudan verilen para cezası, CMUK’nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu suçla ilgili sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-A) Sanık … hakkında adam öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin ve müdahil … vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında uyuşturucu kullanmak ve bulundurmak suçundan kurulan hüküm yönünden;
a) Sanığın ifadelerinde geçen uyuşturucu maddenin ele geçirilemediği gibi, kullandığını belirttiği maddenin uyuşturucu niteliğinde olup olmadığının da tespit edilemediği ve dolayısıyla sanığın uyuşturucu kullandığının teknik yöntemlerle ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği anlaşılmakla; sanığın uyuşturucu madde kullandığına ilişkin soyut beyanları dışında atılı suçu işlediğine dair kuşkudan uzak kesin delil bulunmadığından, beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
b) Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nun 191 maddesi uyarınca hüküm kurulurken 5560 ve 6217 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklerin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 21.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.